Bilgi Deryam

Yavuz Sultan Selim Kimdir? Hayatı, Dönemi ve Unutulmaz Sözleri.

Yavuz Sultan Selim Kimdir? Hayatı, Dönemi ve Unutulmaz Sözleri.

Yavuz Sultan Selim dokuzuncu Osmanlı Padişahı’dır. Osmanlı’nın ilk halifesi, İslam Alemi’nin ise 88. Halifesidir. Yavuz Sultan Selim Kimdir ? sorusuna verilebilecek en güzel cevap, ”80 yılda yapılabilecek işleri, 8 yıla sığdıran Koca Hükümdardır.”

Yavuz Sultan Selim Kimdir?

Yavuz Sultan Selim 10 Ekim 1470’te Dünya’ya geldi. Babası İkinci Bayezid, annesi ise Dulkadiroğulları’ndan Gülbahar Hatun‘dur. Sultan Selim, iri cüsseli, uzun boylu, geniş omuzlu, kırmızı yüzlü, sakalsız, uzun bıyıklı ve çok cesur bir padişahtı. Askeri deha olmasının yanında, ilmi yönden de ileri düzeyde dersler alarak kendini geliştirdi. Aynı zamanda çok iyi ata biner, ok atmada, kılıç kullanmada, güreşmede de tam bir ustadır. Savaştan hoşlandığı herkes tarafından bilinse de aslında çok ince ruhlu bir yapısı da vardır. Sade giyinen, mütevazi bir kişiliğe sahipti.  Her öğün tek çeşit yemek yer, tahta tabak, kaşık kullanırdı.

Yavuz Sultan Selim Dönemi

Sultan Selim tahta çıkmadan önce Trabzon’da valilik yapıyordu. Valilik yaparken birçok icraate de imza attı. Gürcülerin üzerine sefere çıkarak, Kars, Erzurum, Artvin gibi birçok  bölgeyi fethetti. Fethettiği yerlerin beşte birini  mücahid Türkmenlere bırakarak onların gönlünü ve güvenini kazandı.

Türkmenlerin güvenini kazanması ve askeri başarılara imza atmasıyla yeniçerilerin desteğini almıştı. Tüm bu başarılarını gören babası Sultan 2. Bayezid, 1512 yıllarında tahtı Sultan Selim’e devretti. Bu kararın üzerine Yavuz Sultan Selim’in padişahlığını tanımayan Şehzade Korkut ve destekçileri harekete geçti, fakat Sultan Selim onları bertaraf etti.  Şehzade Korkut’un ölümünden sonra Sultan Selim tabutun altına oturarak, ”Ey kardeşim! Ne sen böyle yapsa idün, ne de ben böyle yapmak mecburiyetinde kalsa idüm!” diyerek ağlamıştır.

Tahtta çıkar çıkmaz ilk işi Anadolu’nun birliğini sağlamaktı. Öyle de yaptı.  Anadolu’nun birlik ve beraberliğini tehdit eden Safevi Devleti’ni ya ortadan kaldıracaktı, ya da dize getirecekti. Anadolu’nun güvenliğini sağlaması için 50.000 kişilik orduyu oğlu Kanuni Sultan Süleyman’a verdi  ve 1514 yılında  İran üzerine sefere çıktı.

İki ordu 23 Ağustos 1514’te karşı karşıya geldi. Osmanlı’nın yaya kuvvetleri fazlaydı, Safevi Ordusu’nun ise süvarileri fazlaydı. Süvarilerine çok güvenen Safeviler’in unuttukları bir şey vardı. Osmanlı topları. Bu toplar karşısında Safevilerin hiç şansı yoktu ve öyle de oldu. Savaş mutlak galibiyetle Osmanlı Devleti’nin zaferiyle sonuçlandı.

Halifeliğin Osmanlı Devleti’ne Geçmesi

Safevilerin yenilgisi üzerine Memlük ve Safevi Devleti müttefik oldular. Sultan Selim Safevi Devleti’ni fethetmede kararlıydı. Safevilerin üzerine doğru ilerlerken, Memlük Sultanı ordusunu Osmanlı sınırlarına kaydırdı.

1516 yılında Suriye’den geçmek isteyen Sadrazam Sinan Paşa  yönetimindeki orduya izin vermeyen Memlükler, Sultan Selim’in ordularının yönünü çevirmelerine neden oldu. Sultan Selim 27 Temmuz’da Mısır sınırına gelmişti. Besni ve Antep kaleleri birer gün aralıklarla teslim oldular. İki ordu 24 Ağustos 1516 yılında karşı karşıya geldi. Ve yine ezici top atışlarıyla karşılaşan Memlükler fazla dayanamayıp, etrafa kaçıştılar.

Mısır Seferi sonrasında Kutsal Emanetler ve  Kutsal Topraklar Osmanlı Hakimiyeti’ne girerek, Halifelik Abbasi soyundan Osmanoğulları’na geçmişti. Mısır seferi sonrasında Yavuz Sultan Selim’e ”Hakimül Harameyn” (Kutsal Toprakların Hakimi) ünvanı verilmişti. Fakat Sultan Selim kabul etmemiş, bana ”Hadimül Harameyn” (Kutsal Toprakların Hizmetkarı) deyin.” demiştir.

Sultan Selim’in Vefatı

Sultan Selim Mısır Seferi sonrasında Batı’ya fetihler düzenlemek istemiş, fakat hazırlıklar esnasında sırtında bir çıban çıkarak rahatsızlanmıştır. Sırtına birşeylerin battığını  Veziri Hasan Can’a söylemiş, Hasan Can’da elini sırtında gezdirerek birşey olmadığını söylemiştir. Fakat bir kere daha söyleyince Hasan Can Sultan’ın sırtına bakmış, çıban çıktığını fakat baş vermediğini söylemiştir. Sultan Selim çıbanın sıkılmasını istemiştir , Hasan Can  çıbanın baş vermediğini, münasip bir merhem koymanın daha iyi olacağını söylemiştir. Bunun üzerine Sultan Selim hamama giderek çıbanı orada sıktırmıştır.

Çıbanı sıktıktan sonra hastalığı iyice artmış, Hasan Can’a, ” seni dinlemedik amma kendimizi helak ettik” demiştir. Hasta olduğu halde sefere çıkmakta kararlıydı. Çünkü söz vermişti, önceden kararlaştırmıştı. Edirne’ye doğru yola çıkmış, yolculuk esnasında iyice rahatsızlanarak yataklara düşmüş,  21 Eylül 1520 tarihinde vefat etmiştir.

Vefatından az önce Hasan Can; ‘artık Allah ile olma vaktidir Hünkarım” dediği zaman, Yavuz SultanSelim  hiddetli bir şekilde, ”Sen bizi bu zamana kadar kiminle bilirdin  Hasan Can” demiştir. Vefat etmeden son sözü ise ” Hasan! Sure-i Yasin oku.” olmuştur.

Yavuz Sultan Selim’in Unutulmaz Sözleri

  1. İsteyenler, karılarının yanına dönüp entarilerini giyebilirler! Ben düşmana karşı tek başıma da savaşırım.
  2. adişah-ı alem olmak bir kuru kavga imiş,
    Bir veliye bende olmak cümleden ala imiş.
  3. Biz bunca meşakkate alkış uğruna katlanmadık, halis niyetimiz rızayı ilahidir.
  4. Devletleri yıkan tüm hataların altında nice gururun gafleti yatar.
  5. Haine cesaret veren merhamet, zulme yakındır.
  6. Cesaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklık ise ölüme götürür.
  7. Alimlerin atından üzerimize sıçrayan çamur, bizim için şereftir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.