Bilgi Deryam

Sultan Abdülhamid’in istihbarat gücü – Muhteşem cevap

Sultan Abdülhamid’in istihbarat gücü – Muhteşem cevap

Sultan Abdülhamid’in istihbarat gücü öylesine kuvvetliydi ki karşısındaki diplomatları her daim etkilemeyi başarmıştır. Etkilemekle de kalmayıp, adeta kendine hayran bırakmıştır. Bu makalemizde de Ermenileri silahlandırıp bize karşı kullanmak isteyen İngiliz büyük elçisine verdiği efsane cevabı ele alacağız. İşte Sultan Abdülhamid’in istihbarat gücü.

Sultan Abdülhamid’in istihbarat gücü

Batılı emperyalist güçlerin, Ermenileri piyon olarak kullanıp kışkırtarak Anadolu’da karışıklıklar çıkardığı günlerde, İngiliz Büyükelçisi’nin Sultan Abdülhamid’e gelip, küstahça: şunları söylemiştir.

Daha ne kadar Ermeni öldüreceksiniz?” diye sorma cüretini göstermesi üzerine, Ulu Hakan, keskin bakışlarını elçinin üzerine dikerek: “Filan gün, filan saatte Karadeniz’in filan noktasına yaklaşıp, karaya Ermenileri Türklere karşı silahlandırmak için şu kadar sandık malzeme çıkaran ve komitacılara teslim eden İngiliz gemisinde, Türk başına kaç silah bulunuyorsa tam o kadar Ermeni mi öldürelim, sizin yaptığınızı mı yapalım?” cevabını vermiştir.

Bu sözleri duyan İngiliz büyük elçisi bir yandan şok geçirmiş, bir yandan da Sultan Abdülhamid’in istihbarat gücüne bir kez daha hayran kalmıştır.

İngiltere Başbakanı William Gladstone, Sultan Abdülhamid için şöyle der: ‘O bastonunu Karadeniz’e sokar, Akdeniz’i karıştırırdı.’

Siyonizmin kurucusu Theoder Herzl, Abdülhamid Han’dan şöyle bahseder ; ”Bastonuyla koca Avrupayı sallayan, bir havadis ile İngiltere kraliçesinin uykularını kaçıran bir adamdan tabiki korkuyorum..”

Dünyada 100 gram akıl varsa bunun 90 gramı Abdulhamid Han’da, 5 gramı bende, 5 gramı da diğer dünya siyasilerindedir. ”Otto von Bismarck”


Sultan Abdülhamid’in kurduğu Hafiye teşkilatı ülkenin her tarafına hatta Dünya’nın birçok bölgesine bile yayılmıştı. Böylece Ülkede ve Dünya’da neler olduğundan haberi oluyordu.

Hafiyeler, topladıkları bilgileri yazılı ve mühürlü olarak saraya takdim ederdi. Padişah bu jurnalleri bizzat okur; ciddiye alınmaya değer olanları, imza kısmını keserek, araştırılmak üzere mabeyne havale ederdi. Çoğunu da okumaz; ama saklardı. Tahttan indirildiğinde, hiç açılmamış nice jurnaller bulunduğu gibi; Jön Türklere, hatta İttihatçılara ait jurnaller ele geçmesi çoklarını şaşırtmış; bunların yakılarak imhası günlerce sürmüştür. Padişah, bürosunda yokken, banyoda bile olsa, âciliyeti bulunabilir endişesiyle gelen jurnaller arzolunurdu. Bu vasıta ile padişah memleketin en ücra köşesinde ne olup bittiğinden hemen haberdar oluyordu.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.