Bilgi Deryam

Sudanlı efsanevi bir Osmanlı mücahidi Zenci Musa

Zenci Musa. Ömrünü inandığı değerler uğruna harcamaktan sakınmayan bir mücahit. Ömrünü feda ettiği yolda hiçbir kazanç beklemeyen imanlı bir yiğit. Kuşçubaşı Eşref‘in emir eri Sudanlı Zenci Musa’nın kahramanlık hikayesi.

Sudanlı Zenci Musa

Tarihe her zaman güçlü imparatorlukları, güçlü kralları, zeki taktikleri ile meşhur olmuş komutanları anlatmaz bize. Tarihe baktığımızda tek başına tarihi omuzlamış yiğitler vardır. Ömrünü inandığı değerler uğruna harcamaktan sakınmayan, ömürlerini feda ettiği yolda hiçbir kazanç beklemeyen imanlı yiğitlerde vardır.

Zenci Musa da o inanmış, tarihi tek başına omuzlamış yiğitlerden biridir. Hayatı fedakarlıklarla dolu bir mücahit. Aslen Sudanlı, Girit’te doğmuştur. Dedesi tarafından Kahire’de yetiştirilmiş.

Yetiştiği dönem ne yazık ki Osmanlı İmparatorluğu’nun ölüm kalım mücadelesi verdiği zamanlardır. Koca çınar yüzlerce cephede savaşmak zorunda kalmış ve adeta kurumaya yüz tutmuştur.

Zenci Musa, Libya’da Osmanlı ordusu ve Şeyh Sunusi’nin İtalyanlara karşı verdikleri mücadeleyi duyar ve Kahire’den Libya’ya gider. İşte bundan sonra vatan için, din için, şeref için vereceği savaş hiç bitmez; ta ki ölünceye değin. Osmanlı nerede savaşıyorsa Zenci Musa da oradadır.

Zenci Musa ve Kuşçubaşı Eşref

Zenci Musa Libya’da Kuşçubaşı Eşref ile tanışır ve birbirlerinden neredeyse hiç ayrılmazlar. Kuşçubaşı Eşref’in emir eridir. Kuşçubaşı’yı adeta baba gibi sever, sayar. Libya’daki mücadeleden sonra Batı Trakya Cumhuriyeti’nin kurulduğu ve Edirne’nin tekrar alındığı savaşın en öndeki kahramanlarındandır. Baş döndürücü bir hızla her yerde görünen, savaşan bir akıncı gibidir.

Zenci Musa, Kuşçubaşı Eşref ile birlikte gizli ve çok önemli bir görev için Arabistan’a gider. 300 bin Osmanlı altınının Yemen’de Tevfik Paşa’ya teslim edilmesi gereklidir.

Kuşçubaşı Eşref ve askerleri Hayber’de İngiliz/Bedevi askerleri tarafından kıstırılır. Eşref Bey İngilizlere esir düşer. O karmaşada Zenci Musa altınları kaçırarak yerine ulaştırır. Ulaştırır ama aynı zamanda Kuşçubaşı Eşref’in esir edilmesi nedeniyle birbirlerinden ayrı düşerler. Yıllar boyu süren cephe arkadaşlığı, kardeşliği sona erer. Bir daha da görüşemezler.

Zenci Musa, Birinci Dünya Savaşı bittikten sonra İstanbul’a gelir. Anadolu’daki istiklal mücadelesine destek vermek için gelir. Parası pulu, kalacak yeri yoktur.

Devlet erkânından paşalar O’na emeklilik teklif ederler. O, “ben bu yoksul, garip milletten emekli maaşı alamam” diyerek reddeder. O kalacak yeri olmayan Sudanlı Musa’nın bu cevabı aslında çok manidardır. Bu ruha ne de çok muhtacız.

O, sonuna kadar hak ettiği bir şeyi bile elinin tersiyle itebiliyor. Daha sonra Karaköy Gümrüğünde kahyalık teklif edilir. “Ben kahyalık yapmam. Onu yaşlı bir Müslüman yapsın. Ben hamallık yapsam da olur.” Karaköy Gümrüğünde hem hamallık yapar, hem de geceleri Anadolu’ya silah kaçırılmasını sağlar.

İngiliz Komutana ayar veren Sudanlı Musa

İngiliz komutan General Harrington bir gün gümrükte gezerken Zenci Musa’yı gösterirler. Hani İngilizlerden 300 bin altın kaçırmıştı ya. Komutan, “bizimle çalışırsan seni altına boğarım” diyerek Musa’ya bir teklif yapar.

Musa ise şu cevabı verir: “Her teklif herkese yapılmaz. Bu teklif beni rencide eder. Benim devletim Osmanlıdır. Bayrağım ay yıldızlı bayraktır. Komutanım Eşref Bey’dir. Bu iş bitmedi. Sizinle mücadelemiz devam edecek.

Bunca mücadele, bunca koşuşturmacada Musa’nın güçlü bünyesi zayıf düşer. Verem olur. Bir sanatoryuma yatırılma teklifini dahi kabul etmez. “Benim yerime orada daha muhtaç Müslümanlara bakılsın” der. Bavulunu alıp Özbekler Tekkesi’ne yerleşir. Bir süre sonra burada vefat eder. Bavulundan bir Mushaf’ı Şerif, Osmanlı haritası, Eşref Bey’in fotoğrafı ve kefen bezi çıkar.

Musa Trablusgarp’ta, Balkan Cephesinde, Çanakkale’de, Kudüs’te, Yemen’de ve Anadolu’da İstiklal Harbinde canhıraş bir gayret ve emekle mücadele etmiştir. Kuşçubaşı Eşref O’nun ölümünü duyduğunda şunu söylemiştir: “Ben Malta’dan kurtulup, Milli Mücadele’nin bayrağını açanlardan biri olmak şerefine mazhar olduğum günlerde, Musa o benim Arabım, veremden ölmüş.”




BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.