Bilgi Deryam

Şehzade Ahmed Nureddin Efendi’nin hazin hayatı

Şehzade Ahmed Nureddin Efendi’nin hazin hayatı

Şehzade Ahmed Nureddin Efendi kimdir? Sultan Abdülhamid Han’ın ikiz çocuklarının adları nelerdir? Çok bahtsız biri olan Şehzade Ahmed Nureddin Efendi’nin sefaletle geçen bir ömrünü yazdık.

Şehzade Ahmed Nureddin Efendi

Şehzade Ahmed Nureddin kimdir
Şehzade Ahmed Nureddin

Sultan Hamid’in kızı Ayşe Sultan anlatıyor: “Osmanlı hanedanı geleneğine göre taht daima en büyüğe ve (aklı dengesi yerinde) geçtiğinden bu ikizlerden de birinin daha önde gelmesi icab ediyordu. Tesadüfle günün birinde sıra bunlara geldiği takdirde, tahta aynı zamanda iki kişinin birden çıkması gibi tarihimizde ve an’anemizde mevcut olmayan bir durum hâsıl olacaktı.

İşte bundan dolayı bu ikizlerden birinin büyük sayılması gerekti. Babam, ‘Bence, dünyada en önce nefes alan büyük sayılmalıdır. Bunun için Ahmed Nureddin Efendi büyük, Bedreddin Efendi küçük sayılsın!’ emrini verdi. Bu iki kardeş, pek çok ikizler gibi birbirine benzediklerinden ayırmak için birine kırmızı, ötekine mavi kordela bağlamışlardı.

Bedreddin Efendi’nin yaşına göre çok akıllı olması babam Sultan Abdülhamid’i düşündürürdü. Bir gün babamın yanında o kadar güzel ve yanlışsız sözler söylemiş ki, babam hayretler içinde kalarak, ‘Sus oğlum, söyleme, senin zekân beni korkutuyor’ demekten kendini alamamış. Hakikaten babamın korktuğu başına geldi. Bedreddin Efendi menenjite yakalandı ve bütün tedavilere rağmen kurtarılamadı.”

Sultan Hamid’in zekâsı sebebiyle nazar değeceğinden korktuğu Bedreddin Efendi, vefat ettiğinde 2,5 yaşındaydı. Kabri Yahya Efendi Türbesi içindedir. Bu hâdise, annesi Behice İkbal’in sinirlerini çok bozdu. Talihsiz kadın bütün hayatını, biricik oğluna hasretti.

Nureddin Efendi, 8 yaşında iken babası Abdülhamid Han tahttan indirildi. Yıldız Sarayı’nı asker bastı. Padişah, Selânik’e sürülmek üzere arabayla istasyona götürülürken, üç bekâr kızı ve oğullarından da Abdürrahim ve Âbid Efendilerle anneleri yetişebildi.

Mâbeyn dairesini askerler bastığı ve harem kapıları da kilitli olduğundan, padişah ailesinin bir kısmı haremde kaldı. Bu arada çaresiz Nureddin Efendi kargaşa esnasında fesini kaybetti. O zaman pek ayıplandığı için, ince çocuk aklınca babasının huzuruna başı açık çıkamayacağını düşündü. Fesini ararken öte tarafa geçemediğinden gitmek istediği halde geride kaldı.

Hanedan Sürgünde

Selânik yolcuları, sonu belli olmayan bir sona doğru yol alırken, geride kalanları başka türlü sıkıntılar bekliyordu. Yıldız Sarayı yağma edilmiş; burada yaşayanlar sokağa atılmış; şehzâde ve sultanlar sağa sola dağılmıştı.

Şehzade Ahmed Nureddin Efendi, diğer kardeşlerinden çok daha mağdur oldu. Zira kendisine ve annesine ne maaş ve ne de daire tahsis edilmişti. Hâlbuki şehzâde ve sultanların padişahın hususi mal varlığından maaşları ve meskenleri vardı. Ancak İttihatçılar başa gelince, Sultan Abdülhamid’in bütün servetine el koydular. Ailesini de sefâlete mahkûm ettiler.

1913’te Selânik düşünce, Sultan Abdülhamid Han İstanbul’a getirildi. Nureddin Efendi, hasretiyle yanıp tutuştuğu babasıyla görüşmek üzere saraya gitti. Birbirlerine sarılıp ağlaşan baba oğulun görüşmeleri çok dokunaklı oldu. Şehzâde, “Aman babacığım, ben de burada seninle kalayım” diye gözyaşı döktüyse de babası, kendisi gibi ‘ hapishane’de mahkûm kalmasını istemediği için razı olmadı.

Halifelik kaldırılıp Osmanlı hanedanı sürgün edilince, Nureddin Efendi,  üsteğmen rütbesinde iken zevcesi ve lalası Halil Bey ile beraber 23 yaşında sürgüne çıktı. Ardından annesi ve Andelib Hanım’ın biraderi Celâl Bey de mecbur olmadıkları halde Napoli’deki Şehzâde’nin yanına geldiler.

Geçim darlığı, zaten hassas olan şehzâdeyi iyice yıprattı. Annesini Napoli’de Celâl Bey’e emanet edip, çalışmak üzere Paris’e ablası Şâdiye Sultan’ın yanına gitti. Ancak bir iş bulamadı. Harbiyeyi bitiren ve mesleği askerlik olan bir Osmanlı şehzâdesi ne iş yapabilir? Kardeşleri gibi kafelerde üç beş kuruşa piyano ve davul çalarak geçindi.

Savaş çıkınca hayatları daha da zorlaştı. Savaşa katılmamış olan İspanya’ya gitmek istedi eşi ile birlikte. Lakin yollar çok çetindi. Kış bastırmış, her yer karla kaplı idi. Yolda eşi rahatsızlandı ve tekrar Paris’e döndüler. Yolda çok hastalanan Şehzade Ahmed Nureddin Efendi ağır bir şekilde hastalandı ve 2 Haziran 1945 yılında hayata gözlerini yumdu.

Diğer şehzadelerinde sonu da farklı değildi. Kimi bir parkta açlıktan kıvranarak öldü, kimi parasızlıktan ilaç alamayarak öldü, kiminin mezarı bile olmadı. Kemiklerini bir mazgala atılanlarda oldu.



ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.