Bilgi Deryam

Şapka takmadığı için idam edilen İskilipli Atıf Hoca

Şapka takmadığı için idam edilen İskilipli Atıf Hoca

İskilipli Atıf Hoca 1875 İskilip doğumluydu. Fatih Camii’nde müderris olarak dersler vermiş, ayrıca Dolmabahçe Sarayı’nda Huzur Dersleri vermiştir. Sırf şapka takmadığı için idam edildi. İdam edilmekle de kalmadı, ölü bedenine bile büyük saygısızlık ve hakaretler edildi.

İskilipli Atıf Hoca

O günlerde kuruluş amacı asker kaçaklarını yakalayıp sorgulama olan İstiklal Mahkemeleri vardı. Bu mahkemeler amacının dışına çıkmış ve inkılâplara karşı en ufak bir muhalefet yapanı ya cezalandırıyor ya da idam ediyordu. Ki çoğu idam edilmiştir.

Şapka kanunu ile artık herkes şapka takmak zorundaydı. Milletin ayağına giyecek 1 çift ayakkabısı yokken şapka takmak zorunlu hale gelmişti. Takmamak veya takmamaya özendirmek büyük bir suçtu ve cezası idamdı.

Atıf Hoca “Şapka Kanununa Muhalefetten Dolayı” 7 Aralık 1925′ te tutuklandı. Suçu sabit görülmemesine, beraat etmesine rağmen serbest bırakılmadı.

1926 başlarından itibaren Ankara İstiklal Mahkemesi tarafından tutuklu olarak yargılandı. Mahkeme onu sadece şapka muhalefeti ile değil, Teal-i İslâm Cemiyeti ve Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi ile birlikte hareket etmekle suçlar.

Bu Cemiyet Mondoros Antlaşması’na ilk tepki koyanlardandır. İzmir’in işgaline karşı ilk beyannameyi bu cemiyet yazmıştı. Cemiyet kurtuluş olarak Halifeye bağlı kalmayı esas almıştı.

O günlerde İngilizler iktidarda bulunan Hürriyet ve İtilaf Partisi’nden, Anadolu’da direnişe geçen milislere karşı bir fetva yayınlanmasını Şeyhülislamlıktan ister.

Atıf Hoca bu fetvanın yayınlanmasına karşı çıkar. Atıf Hoca bu fetvanın cemiyet adına yayınlanmasına hem karşı çıkar hem de bildiriye imza ve mühür basmaz.

Teal-i İslâm Cemiyetinin adı kullanılarak düzmece bir fetva yazılır ve uçaklarla her tarafa dağıtılır. İşte Kemalistler, bugün hala savundukları bu cinayetin sebebi olarak bu fetvayı gösterirler.

Oysa Atıf Hoca mahkemede bunları söylemiş, suçlamayı reddetmiş ama asmayı kafasına koyan mahkeme bunu dinlememiştir. Atıf Hoca idam edilmesi gereken bir inkılap muhalifi idi çünkü.

Karar aslında başından belliydi yani. İskilipli Atıf Hoca öyle ya da böyle asılacaktı. Sadece bir kılıf uydurmanın peşinde idi mahkeme. Mahkeme Atıf Hoca’nın idamına hükmetti. 4 Şubat 1926′ da Ankara’da eski meclis binası yakınlarında Babaeski müftüsü Ali Rıza Efendi ile beraber idam edildi.

İdam sırasında ibret-i âlem olsun diye Atıf Hoca’nın başına şapka geçirmişlerdi. Sadece bu hareket bile idamın esas sebebini ortaya koyar. Acaba düşmanlıkları sarık ve cübbeye miydi, yoksa İslam alimlerine miydi? Bir hayli zor ve bir o kadar da kolay soru. Cevabı sizde.

Türk bayrağı da bez parçasıdır İngiliz bayrağı da…

Makalemi bitirmeden önce mahkeme salonunda geçen mükemmel bir diyaloğu da sizlere aktarmak istiyorum:

Mahkeme başkanının şapka ve sarığı karşılaştırarak, ikisinin de bez parçasından ibaret olduğunu söyler. Bunun üzerine İskilipli Atıf Hoca tarihe geçecek şu sözleri söyler:

Evet biliyorum. Türk bayrağı da bezdendir, İngiliz bayrağı da. Arkanızda duran Türk bayrağını kaldırıp İngiliz bayrağını asarsanız ne olur !

Mekânı cennet olsun…

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Harun dedi ki:

    Afyonlu ali cetinkaya nami diger (kel ali )astirmistir atif hocayi.kendiside delirerek kafayi vura vura ölmüştur.atesi bol olsun boylelerin.halkimiza hocalarimiza cok eziyet cektirmisler.

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.