Bilgi Deryam

Şadiye Osmanoğlu Kimdir? Hayatımın Acı ve Tatlı Günleri

Şadiye Osmanoğlu Kimdir? Hayatımın Acı ve Tatlı Günleri

Şadiye Osmanoğlu kimdir? Bir iki dakikanızı ayırıp okuyun lütfen…
Sultânımıza reva görülenleri okıyun. Sultan Abdülhamid‘in kızı Şadiye Osmanoğlu’nun hatıralarından alıntı yapılarak yazılmıştır.

Şadiye Osmanoğlu

Abdülhamid Han’ın tahttan indirildikten sonra Selanik’te Alatini köşkünde, sürgünde yaşadıklarını kızı Şadiye Osmanoğlu”Hayatımın Acı ve Tatlı Günleri” adlı hatıralarını anlattığı kitapta şöyle anlatıyor.

“Gecelerimizi şöyle bir köşeye büzülerek geçirirdik. Küçük, yastık kadar ince iki ot minderi birbirine bitiştirip, üzerinde yatardık. Yorgan, yastık, çarşafa benzer hiç bir şey yoktu.

Babam birinci katta bir odayı seçmişti. İki koltuğu bir araya getirip kendine yatak yaptı. “İşte yatağım”dedi. Babamın bitişiğindeki oda da toplu olarak yatar, kalkardık. Diğer odalar boştu, istifade edemezdik.

Sabun yoktu. Alatini köşkünün eski sahiplerinden arta kalmış küçük sabun parçalarını idare ile kullanmaya mecbur olduk. İlk yemeklerimizi hatırlarım. Büyük bir teneke tabla içinde getirilirdi.

Pilav ve yoğurttan ibarettiler. Çatal ve kaşık yoktu. Ellerimizle yiyebildiğimiz kadar yiyorduk. Musluklar pis ve sular zehir gibi acı idi. İşte biz bunu avucumuzla içiyorduk. Bardak yoktu.

Pancurların açılması yasak edilmişti, güneş ve havadan da mahrumduk. Üzerimdeki elbiseyi çıkarır yıkardım, kuruyuncaya kadar çıplak beklerdim. Diğerleri de aynen böyle yapardı…”

Kızının dilinden Sultan Abdülhamid

Merhum pederim son derece dindardı. Abdestsiz yere basmaz, çocuklarının abdest alıp namaz kılmalarını şart koşardı. Beş vakit namazını kılardı. Her gün muntazaman Kur’an-ı Kerim’ini okurdu, Kur’an-ı Kerim elinden düşmezdi. Oruç tutardı. Saray bahçesinde müezzin ezan okurdu. Devlet işlerinde, vazife çokluğundan senede ancak bir iki defa bahçeye gezmek için çıkabilirdi.

Müezzinin ezanını duyar duymaz olduğu yerde kıbleye döner, namaza dururdu. Biz de arkasında namaz kılardık. Ramazanda teravih namazına da muntazaman devam ederdi. Dinî bilgisi fazlaydı. Ulemadan çok hazzederdi. Nakşibendi tarikatına mensuptu. Evrad okurdu.

Başkatibi ve Abdülhamid Han

Sultan Abdülhamid’in Başkatibi Esad Bey anlatıyor: “Bir gece yarısı, çok önemli bir evrağın imzası için sultanın kapısını çaldım. Fakat açılmadı. Biraz bekledikten sonra tekrar çaldım kapıyı, yine açılmadı.

Acaba Sultan’a bir şey mi oldu ? diye endişelendim. Bir müddet sonra tekrar çaldım, açıldı. Sultan Abdülhamid elinde havlu ile yüzünü kuruluyordu. Tebessüm ederek, ’‘Evladım, bu vakitte çok mühim bir iş için geldiğinizi anladım. Daha kapıyı ilk vuruşunuzda uyandım. Abdest aldım. Onun için geciktim. Kusura bakma. Ben bu zamana kadar bu milletin hiç bir evrakını abdestsiz imza atmadım. Getir imzalayalım ” dedi. Besmele çekti ve imzaladı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.