Bilgi Deryam

Peygamberimizin Naaşının Çalınmasına Engel Olan Sultan

Peygamberimizin Naaşının Çalınmasına Engel Olan Sultan

Peygamberimizin naaşının çalınmasına engel olan sultan kimdir? Bu olay ne zaman olmuştur? Bu olay, gerçek mi yoksa hikaye mi? Peygamberimizin naaşının çalınmasına engel olan sultan  Nureddin Zengi midir? Hepsi ve daha fazlası bu makalemizde.

Atabey Nureddin Zengi Dönemi

Peygamberimizin Naaşının Çalınmasına Engel Olan Sultan Selçuklu Atabeyi  Nureddin Mahmud  Zengi Aksungur, Haçlılara karşı büyük başarılar elde eden, hem Türk dünyasının hem de İslam dünyasının parlak isimlerindendir. Nureddin Zengi döneminde Haçlılar, Peygamber Efendimiz’in mübarek bedenini kabrinden çıkartıp Avrupa’ya kaçırmak isterler. Bunun için iki kişiyi görevlendirirler.

Bu iki kişi yıllar boyunca dini eğitim aldı, İslamiyet hakkında birçok bilgiyi öğrenip ezberlediler. Bunlar Müslüman kıyafetiyle sözde hac yapmak için yola düştüler. Peygamberimizi ziyaret etmek bahanesiyle de Medine’ye gelip, Efendimizin kabrinin yakınlarında ev kiraladılar.

Öyle dindar, öyle mütevazi gösteriyorlardı ki kendilerini, her namazı tam vaktinde mescitte kılıyor, Efendimiz’in kabrini sık sık ziyaret ediyorlardı. Fakirlere, yoksullara sürekli yardım ediyorlardı.

Tünel Kazarak Kaçıracaklardı

Medine halkının güvenini  kısa sürede kazanmışlardı. Efendimiz’in naaşını (bedenini) kaçırmak için geceleri durmayarak, dinlenmeyerek oturdukları evden Peygamberimiz’in kabrine doğru gizlice tünel kazmaya başladılar. Tünelden çıkan toprakları da ceplerine doldurup, mezarlıkları ziyaret maksadıyla Cennet’ül Baki Mezarlığı’na döküyorlardı.

Sabahlara kadar uykusuz bir şekilde, durmadan dinlenmeden kazarak, Peygamber Efendimiz’in Türbesine kadar gelmişlerdi. Halkın hiçbir şeyden haberi yoktu, zaten tek bir iz bile bırakmıyorlardı. Tünel ilerliyordu ve Peygamber Efendimiz’in mezarına kadar gelmişlerdi. Halk bunu bilmiyordu. Ama bu olayı biri rüyasında gördü..

Peygamberimizin Naaşının Çalınmasına Engel Olan Sultan

Şam’da Selçuklu Atabeyi Nureddin Zengi, her zaman kıldığı Teheccüd Namazını yeni kılmış ve uyumuştu. O gece bir rüya gördü. Rüyasında Peygamber Efendimiz’i gördü. Yanında iki sarışın adam vardı. Peygamber Efendimiz, Atabey Nureddin Zengi’ye iki sarışın adamı göstererek; ”Nureddin! Beni bu iki adamdan kurtar” diye buyurdu.

Sultan Nureddin endişeyle uyandı. Hemen abdest aldı, iki rekat namaz kıldı ve ”Hayırdır İnşallah” diyerek tekrardan uyudu. Uykuya dalar dalmaz Efendimiz tekrar rüyasına geldi. Yine iki adamı göstererek, ”Nureddin! Beni bu iki adamdan kurtar” diye buyurdu.

Sultan Nureddin tekrar uyandı, korku ve endişe içinde idi. Hemen abdest aldı ve yine iki rekat namaz kılarak, ”Hayırdır İnşallah” deyip uyudu. Çok geçmeden yine aynı rüyayı gördü. Üçüncü defa aynı rüyayı görünce, gece yarısı vezirini çağırdı ve rüyasını anlattı.

Vezir Cemaleddin, ”Burada Resulallah’ın emri var. Medine’ye gitmeniz gerekiyor. Hakikati orada anlarız Sultanım” diyince, Sultan Nureddin  kimseye söylemeden, yanına vezirini ve yaklaşık 20 tane süvarisini de alarak Medine’ye doğru yol aldı.

Gece  gündüz demeden 16 günde Medine’ye vardılar. Yanlarında Medinelilere dağıtmak için hediyeler de getirmişlerdi. Sultan Nureddin ilk başta abdest alıp Mescid-i Nebevi’de iki rekat namaz kıldı. Daha sonra Peygamber Efendimiz’i ziyaret etti.

Vezir Cemaleddin Medine halkına ” Sultan Nureddin, Peygamber Efendimiz’i ziyarete geldiler. Peygamberimizin hemşehrilerine de hediyeler getirdi. Tüm Medine halkı isimlerini yazsın ve bu listeye göre Sultanımızın huzura çıkıp hediyelerini alsın” diye seslendi.

Müslüman Kılıklı Şeytanlar

Bu çağrının üzerine Medine halkı isimlerini yazdırdı ve sırayla  hediyelerini almak için Sultan Nureddin’in huzuruna çıkıyorlardı. Aslında bu hediye işi Sultan Nureddin’in bir planıydı. Böyle yaparak rüyasında gördüğü o kişiyi ortaya çıkaracaktı.

Sultan Nureddin Zengi, her gelen kişiye dikkatlice bakıyor, rüyasında gördüğü o iki sarışını arıyordu. Nihayet liste tamamlanmıştı. Ama o iki sarışın yoktu piyasada. Sultan Nureddin halka seslendi; ”Hediyesini almayan  kimse kaldı ?”  Halk, ”Hayır kimse kalmadı, lakin Endülüs’ten gelen  iki kişi var, Mescid-i Nebevi’nin yakınlarında bir evde kalıyorlar. İbadet etmekten başka bir şeyle meşgul olmaz, kimseden de bir şey almazlar. Hatta Cuma günleri de bol bol sadaka dağıtırlar.”

Sultan Nureddin onların da gelmesini emretti. Kısa sürede Sultanın huzuruna geldiler. Sultan Nureddin iki  adamı görünce ilk başta irkildi. Bunlar rüyasında gördüğü o iki sarışındı. Sultan Nureddin şaşkınlığını topladıktan sonra  nereli olduklarını ve nerede kaldıklarını sordu.

”Endülüslüyüz, Hac ibadetini yerine getirmek için geldik. Bu seneyi de Peygamber Efendimiz’in yanında geçirmek istedik. Mescidin yakınında bir evde kalıyoruz.” dediler. Sultan Nureddin kaldıkları evi görmek istedi ve beraber eve gittiler.

Evde ilk bakışta aykırı bir şey yoktu. Değerli eşyalar, süslü ve dini kitaplar vardı. Sultan odayı dolaştı, yerdeki bir hasıra gözü çarptı. Hasırı kaldırdı, altında tahta bir kapak vardı. Onun altında da bir tünel ve dehliz vardı. Tünel Peygamber Efendimiz’in kabrine kadar uzanıyordu.

Herşeyi İtiraf Ettiler

Bunu gören halk şaşkın ve mahçup bakışlarla sultanın yüzüne bakıyor, sonucu merak ediyorlardı. Sultan, bu Müslüman görünümlü Şeytanları sorguya çekti. Müslüman olmadıklarını itiraf ettiler ve amaçlarını tek tek anlatmaya başladılar.

Biz, Peygamberinizin naaşını buradan kaçırıp ülkemize götürmek üzere görevlendirildik. Yıllarca eğitim alıdık, İslam dini hakkında lazım olacak çoğu şeyi öğrendik ve ezberledik. Derviş kıyafetine bürünerek halkı kandırdıktan ve samimi birer Müslüman olduğumuza inandırdıktan sonra Mescidin yanındaki bu eve yerleştik. Geceleri tünel kazıyor, çıkan toprakları da ceplerimize doldurup, her sabah Cennetül-Bâkî mezarlığını ziyaret etme bahanesiyle kumları boşaltıyorduk.

Tünelde Peygamberin kabrine iyice yaklaştığımız gece, gök gürültüsü ve şimşekler öyle bir sarsıntı meydana getirdi ki, sanki dağlar yerinden oynadı. O gece öyle korktuk ki, tüm şehir başımıza yıkılıyor sandık. Sabahleyin de sizin geldiğinizi öğrendik.

Sultan Nureddin, suçlarını itiraf eden bu iki kişiyi idam etti. Ve Peygamberimizin kabrinin etrAfına derin bir hendek kazdırdı. Sonra bu hendeği eritilmiş kurşunla doldurttu. Böylece Peygamber Efendimiz’in türbesi koruma altına alınmış oldu. İki sarışın kafirin kazdığı tünel de kapatıldı. Bu olay 1162 yılında meydana gelmiştir.

Peygamberimizin naaşının çalınmasına engel olan Sultan Nureddin Zengi ise  tekrardan Mescid-i Nebevi de namazını kılarak, gönül rahatlığıyla Şam’a geri dönmüştür.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Anonim dedi ki:

    Rabbim buna izin verirmi sizi gerizakalı dinsiz kişiler

  2. ahmethocam dedi ki:

    Alemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamberimize uzanacak her el hakiki müslümanlar tarafından kırılacak tır,şúpheniz olmasın

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.