Bilgi Deryam

Osmanlı’ya ihanet eden Şerif Hüseyin ve ibretlik sonu

Osmanlı’ya ihanet eden Şerif Hüseyin ve ibretlik sonu

Şerif Hüseyin. Bu ismi bilmeyen çok azdır. Hani ingilizlerle birlik olup Osmanlı’yı arkadan vuran Şerif Hüseyin. Meşhur İngiliz casus Lawrence ile birlikte Osmanlı askerlerini katleden Hüseyin. Hani şu büyük Arap İmparatorluğunu kurma hayali, halife olma hayali olan Şerif Hüseyin. Öyle bir sonu oldu ki gerçekten ibret verici.

Şerif Hüseyin ölümü

Sultan 2. Abdülhamid Şerif Hüseyin’e pek güvenmiyordu. Bu yüzden onu ve kardeşlerini göz önünde İstanbul’da tutuyordu. Ta ki Sultan Reşad tahtta geçene kadar. İttihat ve Terakki’nin de desteği ve baskısıyla Şerif Hüseyin o zamanlar bizim toprağımız olan Mekke’ye emir olarak atandı.

Savaş yıllarında Osmanlı’nın yenileceğini anlayan Hüseyin saf değiştirdi. İngiliz casusu Lawrence’nin, Halife ve Arabistan imparatoru olacağını söyledikten sonra İngilizlere yanaştı. Bu vaatlere kandı, kendisine para, erzak, silah, cephane verilerek Osmanlı’ya karşı isyan etmelerini sağladılar.

Tabi bu isyan çok küçüktü. Büyük arap aşiretleri isyana kesinlikle katılmamışlar, Osmanlı’ya karşı bağlılığını bildirmişlerdir. Bağdat, Şam’da çok hafif ufak tefek patırtı haricinde isyan olarak adlandırılabilecek hiç bir hareket görülmemiştir. İsyancıların toplam sayısı 5000 kadardı.

Tabii İngilizler bunu böyle yansıtmadılar. Müthiş bir propaganda kampanyası sayesinde tüm Arabistan ayaklanmış gibi gösterdiler. Tabii bu da Osmanlı askerlerinin üzerinde müthiş bir psikolojik baskı ve çöküntü meydana getirdi.

Nihayetinde Arabistan’ı kaybettik. Arabistan’A İngilizler yerleşti. Şerif Hüseyin de kendisine vadedildiği gibi, Mekke’de emirliğini ilan etti. Fakat bu uzun sürmedi. Suudi Hanedanı’nın kurucusu Abdülaziz bin Suud tarafından devrildi. Hüseyin yine İngilizlere sığındı. Onu Kıbrıs’a kaçırdılar.

Şerif Hüseyin’in “Medine Emiri” tayin ettiği oğlu Abdullah’ı da Suud yönetimi devirdi. İngilizler Abdullah’ı kaçırıp Amman’a yerleştirdi ve “Ürdün Kralı” ilan etti.

Bir müddet sonra Şerif Hüseyin’in oğlu Abdullah, İngilizlerin oyunlarından bıktı. İlişkisini kesmeye çalıştı. Bu yüzden de öldürüldü. Yerine oğlu Tallal geçti. Onun da aklı dengesi bir süre sonra bozuldu. Tahtını oğlu Hüseyin’e bırakıp tedavi amacıyla İstanbul’a geldi.

Bu arada Şerif Hüseyin’in küçük oğlu Faysal’ı “Suriye Emiri” yapma teşebbüsleri de Fransa engeline takılmıştı. İngilizler onu Bağdat’a götürüp “Irak Kralı” ilan ettilerse de birkaç darbe sonunda hem kendisi, hem de bütün ailesi katledildi.

Hayaller suya düştü

Şerif Hüseyin’in “Büyük Arap İmparatorluğu” ve ”Halife” hayalinden bugüne kala kala sadece Ürdün Krallığı kaldı. Şerif Hüseyin’e gelince; Osmanlı’yı arkadan vurmanın bedelini çocuklarını, torunlarını, ailesini kaybederek (hemde İngilizler tarafından katledilerek) ödedi. Son yıllarını Kıbrıs’ta pişmanlık içerisinde geçirse de son pişmanlık fayda etmedi.

KKTC I. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, baba dostu Şerif Hüseyin’in Kıbrıs’taki vicdan azabı günlerine tanık olmuş ve o günleri şu sözlerle anlatmıştı: “Babam onun elini öper, Şerif Hazretleri’de anlatmaya başlardı: ‘Ahhh, ben ne yaptım. Niye Osmanlı’ya ihanet ettik? Yaptığımızın cezasını çekiyoruz şimdi! Raif anlat şu İstanbul havalarını dinleyeyim’ derdi babama. Bana da ‘Rauf yanıma gel’ deyip el öptürür, avucuma bir altın bırakırdı.

Şerif Hüseyin 1930 yılında Ürdün’de bulunan oğlu Abdullah’ın yanında kaldığı sırada vefat etti ve Kudüs’te defnedildi. 




ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.