Bilgi Deryam

Molla Fenari Cami – İstihbaratçı Dervişler

Molla Fenari Cami – İstihbaratçı Dervişler

Molla Fenari Cami Sultan 2. Abdülhamid döneminde istihbaratçı dervişlerin uğrak yerlerindendi. Sadece Sultana bağlı olan bu istihbaratçılar, kimi dilenci, kimi derviş, kimi fakir kimsesiz, kimi meczup kılığına girerlerdi. Belki de ilk defa duyacağınız bir istihbarat birimini tanıyacaksınız. İstihbarat-ı Meczubiye.

Molla Fenari Cami ve Dervişler

Selçuklu Dönemlerinden gelen, hatta tarihi daha eskilere uzanan Türk İstihbarat Anlayışında Berid İstihbarat Örgütü, Sultan Alparslan tarafından lağvedildi. Bunun sebebi ise, bu İstihbarat Teşkilatının direkt Sultan’a bağlı olmasının yanı sıra, Sultan’ın etrafındaki önemli asker ve vezir ile hanedanın ileri gelenlerine de bağlı olmasıydı.

Bunun anlamı ise şuydu: Gelen istihbaratlar, Sultan’a sunulduğu gibi Hanedanın diğer üyelerine de sunulurdu. Bu gelen istihbaratlar, zaman zaman hanedan çekişmelerinde kullanılır bazen de gelen istihbaratlar diğer hanedan mensuplarından gizlenirdi. Bu durum ise Devletin zaafa uğramasına neden olurdu.

Berid (Ulak-Haberci) anlamlarına gelirBerid Anlayışı Osmanlı’da Da devam etti.  Ortadoğu’da da  vücud bulan   Berid yapılanması Osmanlı’yı zaafa uğratmıştı. Bu nedenle; Hanedan ve bazı ileri gelenlerin Berid Yapısını koruması, istihbaratın belli çevrelere de gitmesine neden oldu. II. Abdülhamid Han bunu çok iyi bildiğinden Hazırûn ile birlikte yeni bir istihbarat anlayışını devreye soktu:

Sadece Sultan’a ulaşacak istihbarat… Direkt olarak kendisine gelecek bir istihbarat sistemi… Bu arada  Berid Ve diğer İstihbarat yapısı yine devam edecekti. Buna yeni kurulan teşkilata; ‘Yıldız Teşkilatı’ ismi de verilir. Fakat Yıldız Teşkilatı bile bu yapının görünen kısmıydı.

Sultan, bu sistemi, Osmanlı İmparatorluğu’nu ilgilendiren Dünyanın her köşesine yaydı. Teşkilatın merkezi İstanbul’du. Şimdi bu yeni kurulan istihbarat teşkilat yapısının  bugüne kadar pek bilinmeyen, belki de ilk defa burada açıklanacak bir bölümünden söz edelim:

İstihbarat-ı Meczubiye

Bir çok istihbarat elemanlarının, Tekke Ve Dergâhlarda bulunduğunu daha önce ifade etmiştik. Fakat bu yapı, yanı İstihbarat-ı Meczubiye Birimi  diğerlerinden çok farklıdır. Bu yapı, halk arasında meczup diye  tabir edilen, garip kılık-kıyafetli kimselerdi.

Meczupların da kendi aralarında farklı adlarla anılanları vardı. Bunlar halk tarafından kimi zaman; Evliya-Ermiş, Deli-Aklını Yitirmiş, Dilenci, Sefil, Dervişler olarak  adlandırılırlardı. Bu durum dervişlerin istihbarat anlamında önemli avantaj elde etmelerine sebep olmuştur.

Özellikle İstanbul’da hemen her sokak başında bunlardan görmek mümkündü. Bunlar boyunlarına astıkları Keşkül-Ü Fukara Kâsesiyle Sadaka toplarlardı. Bazen bir yere çivi gibi saplanır kalırlardı: Burası kimi zaman; bir ağaç altı, bir çeşme yanı, bir harabe içi, semtlerde halkın uğrak yeri olan bir kıraathane vs. olabilirdi.

İstihbarat-ı Meczubiye’nin İşleyişi

Bunlar Yeminli Dervişlerdir.(İstihbaratçılardır) Sadece Devleti İlgilendiren  İstihbaratları Rapor Ederler. Örneğin, Birileri Bir Sokakta Veya Bir Kıraathanede Nargile Sohbetinde Veya İki Kişi Bir Sokakta Ayaküstü Birinin Mahreminden Bahsediyor Ve Bu İstihbaratçılar Bunu Duyuyorlar. Bu Dervişler, Bu  Mahrem Bilgiyi Kendileriyle Mezara Götürecek  Sır Olarak Saklıyorlar. 

Bu Sırrı Sultan II. Abdülhamid Han Bile Alamaz Onlardan. Bu Dervişler, Tasavvufi Terbiyeyle Yetişmişlerdir. Paraya-Pula, Makama-Mevkiye, Şana-Şöhrete Önem Vermediklerinden Bu Kıymetler Nefislerinden Ve Zihinlerinden Silindiği İçin Ne Satın Alınabilirler Ne De Ölümle Tehdit Edilebilirlerdi. “Sıramız Geldiyse Biz Ölürüz, Kalanlara Selam Olsun” Derlerdi.

Bu İstihbarat Teşkilatının İşleyişi Şu Şekilde İdi: Sokakta Bir İstihbaratı Alan ‘Meczubi Melamiye İstihbarat Dervişi’, Akşam Ezanında, Belirlenmiş Tekkelerde Aş Yemek İçin Toplanırlar, Orada Da Usulünce, ‘Semt Başı Dervişe’ Aldıkları İstihbaratı VerirlerSemt Başı Derviş İse Aldığı İstihbaratı Yatsı Namazından Sonra Şehir Başına Verirdi. Şehir Başı Aldığı Bu İstihbaratları Belirlenen Bir Vakitte Bizzat Sultan II. Abdülhamid Han’a Verirdi.

Bu istihbarat tekkelerinden en meşhuru ‘Yeni Kapı Mevlevihanesi’ idi. Diğer bir tanesi ise, bugün Halıcılar Caddesi’nin sonunda bulunan Manastır’dan  dönme Molla Fenari Cami (İsa) ve Tekkesi idi.

Molla fenari cami


ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Anonim dedi ki:

    Allah razı olsun atamızdan harika biri hayranım ona.

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.