Bilgi Deryam

Karınca ve Kanuni Sultan Süleyman Hikayesi

Karınca ve Kanuni Sultan Süleyman Hikayesi

Karınca ve Kanuni  hikayesi ve Ebu Suud Efendi’nin fetvası. Hani bir gün karıncalar meyve ağaçlarını sarıyor, daha sonra Kanuni Sultan Süleyman hocası Ebu Suud Efendi’ye danışıyor ve o meşhur sözünü söylediği hikayeyi sizinle paylaştık. İşte Karınca ve Kanuni hikayesi.

Bildiğimiz gibi  neredeyse bütün Osmanlı Padişahlarının ayrı ayrı meslekleri vardı. Kimi şair, kimi bahçıvan, kimi marangozdu. Ne zaman boş vakitleri olsa meslekleriyle vakit geçirip, nefislerini meşgul ederek terbiye ederlerdi. Bilirlerdi ki nefsini meşgul etmezler ise nefis şeytani şeyleri arzu ederdi. Bu yüzden Kanuni Sultan Süleyman da şairliğinin yanı sıra Topkapı Sarayı’nda bahçe işleriyle uğraşır ağaç yetiştirirdi.

Karınca ve Kanuni hikayesi

İstanbul’da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı’nın avlusunda bulunan Has Oda’nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Dünyayı titreten, koca Akdeniz’i hakimiyeti altına alan Osmanlı İmparatorluğu’nun kudretli hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman’dan başkası değildi.

Devlet işlerinden artan vakitlerde fırsat buldukça soluklanmak ve dinlenmek için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, fakat ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti.

Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını. Aklına bir çözüm yolu geldi, ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı.

Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içinden çıkamayacağını anlayan Kanuni, bu konuyu danışmak için hocası Ebussuud Efendi’yi aramaya koyuldu. Hocasının odasına gitti. Ama hocası odada yoktu. Hemen oracıkta bulduğu kağıt parçasına kafasına takılan soruyu edebi bir üslupla yazdı ve hocasının rahlesi üzerine bıraktı.

Birkaç saat sonra hocası odasına gelmiş ve rahlenin üzerinde el yazısı ile yazılmış kağıdı görmüştü. Eline hat kalemini alan Ebussuud Efendi, talebesinin soruyu yazdığı kağıdın altına bir şeyler yazdı ve kağıdı rahleye bıraktı.

Kanuni bir ara tekrar hocasının odasına uğradı. Hocası yine yerinde yoktu; ama rahlenin üzerine bırakmış olduğu kağıdın üzerine kendi yazısı dışında bir şeylerin daha yazılmış olduğunu gördü. Merakla kağıdı eline aldı ve okumaya başladı. Yazıyı okuyunca yüzünde bir tebessüm belirdi. Kağıdın üst kısmında Kanuni’nin hocasına yazdığı soru vardı. Kanuni şöyle diyordu hocasına:

Meyve ağaçlarını sarınca karınca
Günah var mı karıncayı kırınca?

Hocası Ebussuud soruyu şöyle cevaplıyordu:

Yarın Hakk’ın divanına varınca
Süleyman’dan hakkın alır karınca.

 

Karınca ve Kanuni hikayesi ile bu koca hükümdarın ne kadar da merhametli olduğunu göstermek için yazdık. Muhteşem Yüzyılda ki gibi değildi Koca Cihan Hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman Han.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Osmanlı dedi ki:

    Mükkemmel balukuladec

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.