Bilgi Deryam

Halil Halid Kimdir – Payitaht Abdülhamid’de Yeni Karakter

Halil Halid Kimdir – Payitaht Abdülhamid’de Yeni Karakter

Halil Halid Bey Afrika ve İngiletere’de Osmanlı Devleti için birçok önemli işlere imza atmış, bir zamanlar Sultan 2. Abdülhamid’e muhalefet etmiş fakat daha sonra pişman olup Abdülhamid Han’ın yanında yer almıştır. Halil Halid Kimdir? sorusunun cevabı bu makalemizde.

Halil Halid Kimdir?

Halil Halid Bey, Ülkemizde pek tanınmasa da, Kuzey Afrika ve İngiltere’de çok iyi tanınan bir isimdir. Hem siyasi kimliği ile hem de İslam dünyasında ilmi yönü ile de tanınır. İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi’nde ders veren (Türkçe Dersi) ilk Osmanlı bilim adamıdır.

Cambridge Üniversitesi’nde hocalık yaptığı zamanlarda, İngiltere’nin Osmanlı’ya karşı yürüttüğü politikaları şiddetle eleştirmiş ve  Müslümanları emperyalist sistemlere karşı uyarmıştır. İngilizlerin  Mısır’ı işgal etmesine, Avusturya’nın Bosna Hersek’i işgal etmesine en sert tepkiyi yazılarıyla göstermiştir.

Halil Bey’in çok hassas olduğu konulardan biri de İslam devletlerinin batılılaşmaya kendilerini kaptırmaları idi. İslam medeniyetinden hızla uzaklaşmaya başlamalarıydı. Milliyetçiliğin, kavimiyetçiliğin Müslümanlar için çok tehlikeli olduğunu her zaman söylerdi. Batılılar ile mücadelede Müslümanların birlik içinde hareket etmeleri gerektiğini vurgulamaktaydı.

Halil Halid Bey, her ne pahasına olursa olsun Osmanlı Devleti’nin ayakta kalmasının gerektiğine inanırdı. Sömürgecilik ile mücadele etmenin tek yolu Türk, Kürt,  Arap, Çerkes,  Boşnak, Arnavut demeden, Müslümanların bu koca çınar etrafında birleşmeleri şarttı. Yoksa, Müslüman toplum diye bir şeyin kalmayacağını, Mekke, Medine, Kudüs, İstanbul, Kosova, ve Musul’un birer sömürge toprağı haline geleceğinin altını her zaman çizmişti.

Halil Halid Hayatı

Halid Bey, 1869 yılında, Orta Asya’dan Çankırı’ya göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Dünya’ya geldi. Çok küçük yaşlarda babasını kaybedince, amcası ile ilk başta Ankara’ya daha sonra İstanbul’a gelir.

Bir müddet Rüştiye okuluna devam ettikten sonra Küçük Ayasofya Camii’nin  medresesine gider. Beş yıl sonra da medreseden icazetini alır. Jön Türkler ile ara ara görüşmesi üzerine hafiye takibine alınır. 1894 yılında İngiltere’ye gider fakat buradaki Jön Türklerin (Genç Osmanlılar) çalışmalarından rahatsız olur.

Bu rahatsızlığın üzerine Abdülhamid Han’a mektup yazar. Londra’daki Osmanlı sefirliği ile iletişim kurar ve ”İstanbul’a dönmesi halinde affedileceği ve kendisine yardım sözü verilir.”

Halil Bey İstanbul’a gelir ama umduğunu bulamaz. Sultan Abdülhamid ile görüşmek ister faka sarayda bazı kişiler tarafından bu isteği reddedilir. Büyük bir hayal kırıklığı yaşar ve tekrardan İngiltere’ye döner.

Geçimini  sağlamak için ”Hürriyet” isimli bir gazetede yazı yazmaya başlar. Müslümanların ve İslam toplumlarının sorunlarıyla ilgili yazıları çok ilgi ve beğeni toplar. Tabi gazetenin sahibi aynı zamanda baş yazarı olan Selim Farisi’nin de  ilgisini çeker.

Selim Farisi Halil Halid Bey’e Sultan Abdülhamid’i eleştiren yazılar yazmasını ister. Halil Bey bu teklifi reddeder ve gazeteden ayrılır. Çünkü Halil Bey’e göre mesele Abdülhamid değildir. Resmin tamamını görüyordu çünkü. Avrupalılar İslam dünyasını sömürmek istiyordu. Meşrutiyet, demokrasi, tanzimat, özgürlük gibi fikirlerin arkasında başka niyetlerinin olduğunu gayet iyi biliyordu. Bu yazılarını yazmaya Hindistan’da Müslümanların çıkardığı bir gazeteye yazmaya başlar.

Halil Bey’in bu görüş ve düşüncelerinden Sultan Abdülhamid’in de haberi olur. Bab-ı Ali tarafından İngiltere konsolos yardımcılığına atanır. Görev süresince Sultan Abdülhamid’e  İngilizlerin Ortadoğu ve Balkan politikaları hakkında birkaç rapor hazırlar. Daha sonra bu konsolos yardımcılığı görevinden istifa eder.

Samimi bir arkadaşının yardımıyla Cambridge Üniversitesi’nde  Türkçe dersi vermeye başlar. Üniversitede ders veren ilk Osmanlı vatandaşı olur ve bilim adamı ünvanı verilir.

Yerin Kulağı, Sultan’ın Sesi

Tabi bu sırada Sultan Abdülhamid ile iletişimi kesmez. Sık sık mektup yollar. Adeta Abdülhamid Han’ın gözü kulağı olmuştur. İngilizlerin  çoğu politikalarını rapor halinde Sultan Abdülhamid’e yollar.

Hocalık görevini sürdürürken, Avrupalıların İslam toplumları üzerine yaptıkları sosyal ve kültürel politikalarını inceler ve Sultan Abdülhamid’e mektuplarla iletir. Mısır, Sudan, Cezayir gibi ülkelere seyahat eder. Burada toplumun sıkıntılarını inceler, neler yapılması gerektiğini Sultan Abdülhamid’e iletir.

Halil Halid Bey İngiltere’de bir cami yapmak ister. Caminin inşaatına başlanılır fakat İngiliz Hükümeti camiyi kapatır. Bu olayın üzerine Halid Bey üniversitedeki görevinden istifa eder ve  topladığı yardım paraları ile Mısır’a gelir, yardım parasını Kahire’de yapılan bir camiye verir.

Birkaç görevde daha bulunduktan sonra  inzivaya çekilir. İstanbul’da evinde sessiz sedasız bir şekilde 1931 yılında  hayata gözlerini yumar.

Payitaht Abdülhamid’de Yeni Karakter

Halil Halid Bey’in hayatını anlattık. Payitaht Abdülhamid Dizisi’nin 3. sezonunda Halil bey karakterine yer veriliyor. Halil Bey karakterini de Kurtlar Vadisi’nden tanıdığımız Memati karakteri, gerçek ismiyle Gürkan Uygun canlandıracak.

Payitaht’a bir adam daha geliyor, Edward Joris. Yakmak için, yıkmak için gelecek. Tüm meyhaneleri, mafyayı, gümrüğü, sokakları ele geçirecek. Dünya’nın ilk saatli bombası ile Sultan Abdülhamid’e suikast düzenleyecek.

Ama Edward Joris’in hesap etmediği biri var. Yerin kulağı, Sultan’ın sesi olan Halil Halid Bey. Halil Bey biliyor ki eğer Abdülhamid düşerse, yüz yıl sürecek olan sömürge devri başlıyacak. Edward öldürmek için, Halid Bey yaşatmak için savaşacak.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Selma Keskin dedi ki:

    Büyükdedemi nihayet doğru anlatan bir site….memnun oldum!

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.