Bilgi Deryam

Fatih’in diri diri yaktırdığı Hurufilik tarikatı

Hurufilik tarikatı 14. asırda İran taraflarında yeni bir mezhep olarak doğdu. Hurufilik mezhebinin temeli, ses, harf ve sayılardan oluşmaktaydı. Hurufilik kısa zamanda yayıldı ama sonu kanla ve ateşle noktalandı.

Harflere verdiği sayılarla ve bu sayıların metedolojik bir şekilde hesaplanması sonucu geleceğe dair bilgileri öne süren bu topluluk daha sonra aşırıya giderek büyü, sihir vb. işlerle insanları etkilemeye başlayınca, çeşitli dönemlerde devlet otoritelerine zarar verdikleri için birçok devlet tarafından imha edilmişlerdir.

Tarikatın kurucularının derileri yüzüldü, Fatih Sultan Mehmed  Han zamanında da binlercesi diri diri yakıldı.

Hurufilik yapanlar diri diri yakıldı

Edirne’nin hemen dışındaki geniş çayırlarda, 1450’li yılların sonlarına doğru günlerce devam eden bir çabayla büyük, çok büyük ve birkaç bin kişiyi alabilecek geniş bir çukur kazıldı. Kazma işi sona erdikten sonra, çukuru bir ormanın hacminden daha fazla miktarda odunla ve çalı-çırpı ile doldurup odunları ateşe verdiler.

Çukurdan çıkan ateş cehennemi hatırlatır gibiydi. Alevler göklere yükseldiğinde, askerler, elleri kolları bağlı binlerce kişiyi çukurun etrafına sürüklediler. İlk tekbiri, herkesin hürmet gösterdiği sarıklı, yaşlı bir zat getirdi. Bunu, çukurun etrafındaki askerlerin gerisinde durup olup biteni takip eden binlerce kişinin hep bir ağızdan getirdiği tekbirler ve art arda sıralanan lanetler takip etti.

Askerler, çukurun başına sürükledikleri elleri kolları bağlı binlerce kişiyi bir anda alevlere atmaya başladılar. Diri diri ateşe fırlatılanların feryatları tekbirlere ve lanetlere karışıyor, kavrulanların miktarı arttıkça çukura odun takviyesi yapılıyordu.

Etrafı genzi yakan ve dayanılmaz bir yanık et kokusu sarmış, duman her tarafı bürümüştü. Ama, saatler boyu devam eden bu facia dinmeden, hiç kimse meydanı terk etmedi, son kişinin de kömürleşmesine kadar orada kaldılar ve diri diri kavrulanların ruhlarına lanet okuduktan sonra dağıldılar.

Hurufiliği kim ve ne zaman kurdu

Yakılanların suçları “Hurufi” olmaları, yani İslam tarihinin en esrarlı, en karmaşık ve en militan mezhebine mensup bulunmalarıydı.  Hurufilik mezhebini, İran’da 1340 senesinde doğan Şihabüddin Fazlullah adında bir tasavvufçu kurdu.

Fazlullah,kendisinden asırlar önce var olan aşırı mezheplerin, özellikle de Batınililiğin etkisi altındaydı. Mezhebinin inanç temelini “harflerin ve sayıların kutsallığı” düşüncesi ile “ses” kavramı teşkil ediyordu. “Ses”, Fazlullah’a göre her varlıkta mevcuttu; hatta cansızlarda, mesela taşlarda bile bu özellik vardı. İki taşın birbirine vurulması neticesinde işitilen ses, cansız maddelerin sahip oldukları bu özellikti.

Temeli ses, harf ve sayı kavramlarına dayanan “Hurufilik”, Arapça “harf” sözünün çoğulu olan “huruf” kelimesinden gelir ve “harflerle ilgili” demektir. Hurufiliğin kurucusu olan Fazlullah, mezhebinin kurallarını Farsça olarak kaleme aldığı ve “Câvidannâme” ismini verdiği kitabında ayrıntılarıyla ve sembollerle dolu bir şekilde anlatır.

Mutlak gerçeği rüyasında gördüğünü iddia eder, sisteminin temelini Arapça’nın 28 harfine Farsça’ya mahsus dört harfin ilavesiyle ve bu harfler arasındaki matematik ilişkiler vasıtasıyla geliştirir. Fazlullah’ın sistemi, en basit ifadesiyle şöyledir:

İnsanın yüzünde yedi adet “hat” vardır ve bunlar iki kaş, dört kirpik ve saçtır. Doğumla varolan bu özellikler, “anne hatları”dır. Erkeklerde “baba hatları” denilen ve ergenlik çağında ortaya çıkan bıyık, sakal, burun hattı ve dudak altı çizgisi de on dört adettir. Toplamı 14 olan bu hatlar, çıktıkları yerlerin de ilavesiyle 28’e, saçın ve dudak altındaki hatların da ikiye ayrılmasıyla 32’ye yükselir. 28 sayısı Arapça olan Kur’an’ın, 32 de Farsça Câvidannâme’nin yazılışında kullanılan harflerin sayısıdır.

Hurufilik

Hurufilik

Timur’un oğlu Hurufilerin derilerini yüzdürdü

Ses olgunlaştığı zaman “söz” olur, söz de harflerden meydana gelirdi, dolayısıyla her şeyin özü “harf” idi ve her harfin belirli bir sayı değeri vardı. İşte, bu temelden yola çıkan Fazlullah’a göre İslamiyet ile ilgili bütün meseleler Arapça’nın 28, Farsça’nın da 32 harfiyle izah edilebilirdi.

Her şey sayıda gizliydi, sayıların arasındaki ilişkiler vasıtasıyla Kuran-ı Kerim’in yorumlanıp gizli sırların öğrenilmesi ve mutlak gerçeğe ulaşılması mümkündü.

Hurufilik, İslam alimleri tarafından ilk zamanlarında aşırı bir mezhep gibi görüldü ama Fazlullah’ın daha sonraları dünyanın, ahiretin velhasıl her şeyin temelinin kendisi olduğunu söylemesi ve “Ben, aslında Hazreti İsa’yım, dünyayı kurtaracak Mehdi, benim” demesi üzerine Hurufiler kafir ilan edildiler.

Bu sırada giderek daha fazla taraftar toplayan Hurufiler’in siyasi iktidarı ele geçirmeye kalkışmaları üzerine, Timur’un oğlu Miranşah, 1394 yılında Fazlullah’ın kafasını kestirdi. Daha Sonra derisini yüzdürdü, cesedini ip bağlatarak pazarda dolaştırdı, etini köpeklere yedirdi ve vücudundan kalan parçaları da ateşe attırdı.

Fazlullah’ın idamına rağmen sayıları ve güçleri giderek artan Hurufiler hemen her yerde sıkı bir takibe alındılar. Ele geçirilenlerin ya derileri yüzüldü, ya da yakıldılar, hayatta kalabilenler de, kurtuluşu Anadolu’ya geçmekte buldu.

Hurufiler, Fatih Sultan Mehmed’in tahtta olduğu yıllar da sayıların ve harflerin cazibesiyle Padişahı bile etkileyerek saraya sızmayı ve devlet işlerine müdahale etmeyi başardılar.

Ama, devletin güçlü veziri Mahmud Paşa yine o devrin en güçlü din alimlerinden Fahreddin-i Acemi’den “kafir oldukları” gerekçesiyle Hurufiler’in canlarının alınması gerektiği yolunda bir fetva çıkartınca, Fatih’in söyleyecek sözü kalmadı.

Neticede, Edirne’deki o büyük ateş yakıldı ve ateşin başında ilk tekbiri de Fahreddin-i Acemi getirdi ve Hurufilik tarikatı tarih sahnesinden böylece silinmiş oldu.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. KUTLU dedi ki:

    Hurufiliğin bünyesinde arındırdığı pek çok şey ebced hesabı,mehdi-mesih konularındaki hurafe inançlar,Allah’tan vahiy,Peygamberden ilham aldıkları melaneti,devleti ele geçirme,dış güçlerle iş birliği bizim fetöcülerde de var.Niçin biz Fatih Sultan Mehmet’in yaptığını bu hainlerden esirgiyoruz.

  2. Murat dedi ki:

    Mütüş

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.