Bilgi Deryam

Fahreddin Paşa Kimdir ? Medine Kahramanı Fahreddin Paşa

Fahreddin Paşa Kimdir ? Medine Kahramanı Fahreddin Paşa

Tarihin, adını altın harflerle yazdığı Medine Kahramanı Fahreddin Paşa kimdir, nerelidir, kaç yaşında vefat etmiştir? Medineyi her şeye rağmen İngilizlere teslim etmeyen Fahreddin Paşa’nın hayatını sizlerle paylaştık. Peki Fahreddin Paşa kimdir? İşte ayrıntılar…

Fahreddin Paşa

Fahreddin Paşa kimdir?  sorusuna verilecek en güzel cevap: ”Medine Kahramanı olan ve gösterdiği askeri başarıyla Medine’ye sahip çıkmasıyla büyük bir destan olarak tarihe geçen kişidir. Çölde 72 derece sıcaklıkta, Medine’yi korumak için ordusuyla birlikte çekirge ile beslenen kişidir.”

Petrol sevdası ve dünyaya hakim olma hayalleri İngilizler’in gözlerini Ortadoğu’ya ve Osmanlı için hayati önem taşıyan Kutsal Toprağımız olan Medine’ye dikmesine neden oldu. 1914’te Fransa, İngiltere ve Rusya her yerden Osmanlıya saldırıyordu.

İçerideki hainler boş durur mu hiç ? İçerideki hainlerin harekete geçmesiyle Osmanlının zor döneme girmesine neden oldu. Ünlü İngiliz Ajanı Arabistanlı Lawrence Suudi Arabistan’da aşiretleri kandırarak emirlik ve hilafet vaatleriyle Osmanlıya karşı kışkırttı.

Medine Kahramanı Fahreddin Paşa Kimdir ?

1868 senesinde Rusçuk’da dünyaya gelen Fahreddin Paşa (Türkkan), 93 Harbi’nden sonra ailesiyle birlikte Payitaht’a yerleşti.Mekteb-i Harbiye’yi birincilikle bitirdi. Erkan-ı Harbiye Mektebi’nden de mezun olduktan sonra, 1891 senesinde Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle göreve başladı.

Balkan Savaşı’nda Çatalca savunmasında ve Edirne’nin geri alınışında görev aldı. 1916 senesinde 4. Ordu komutanı Cemal Paşa tarafından Medine’deki Hicaz Kuvve-i Seferiyesi komutanlığına atandı. İngilizlerin desteği ile isyana girişen Şerif Hüseyin ordusuna karşı, kısıtlı imkanlara rağmen yaptığı  meşhur ‘Medine Müdafaası’ büyük takdir topladı. 2 yıl 7 ay süren Medine Müdafaası sonrası “Medîne Müdâfii“, “Türk Kaplanı“, “Çöl Kaplanı“, “Medine Kahramanı” lakaplarıyla anılmaya başlandı.

Çöl Kaplanı Fahreddin Paşa

Arabistan’da  halk İngilizler’in kışkırtması sonucu ayaklanmıştı. Bu sırada İngilizlerle anlaşan Mekke Şerifi Hüseyin’in isyana hazırlandığı haberinin alınması üzerine Fahreddin Paşa Dördüncü Ordu kumandanı Cemal Paşa tarafından 28 Mayıs 1916’da Medine’ye gönderildi.

31 Mayıs’ta Medine’ye ulaşan Fahreddin Paşa, Şerif Hüseyin’in birkaç gün içinde isyan edeceğini Cemal Paşa ‘ya bildirdi. Şerif Hüseyin ve dört oğlu, 3 Haziran 1916’da Medine çevresindeki demiryolunu ve telgraf hatlarını tahrip ederek isyanı başlattı. 5- 6 Haziran gecesi Medine karakollarına saldırsalar  da Fahreddin Paşa’nın aldığı tedbirler sayesinde başarısız olarak geri çekildiler.

Askeri elbisesini çıkarıp kefenini giyen Fahreddin Paşa son kurşununa kadar Medine’yi savunmaya karar verdi. Artık komutan asker ayrımı kalmamıştı. Fahreddin Paşa geri çekilmeyeceğini İstanbul’a bildirdi ve yardım istedi. Çok geçmeden o yardım geldi. Bununla beraber surre alayı Ayrılık Çeşmesi’nde buluştu ve kutsal topraklara gönderildi. Halk tarafından da maddi yardımlar toplandı. Millet neyi var neyi yok, toplayıp trenlerle Medine’ye yolladı.

Ancak İngiliz uşakları Hicaz demir yoluna döşedikleri mayınları patlatarak trenlerin ulaşımını engelledi. Yardımların ulaşmamasıyla cephanelikler tükendi. Gıda sıkıntısı ve hastalıklar başlamıştı. Yemek sıkıntısının ciddi seviyelere çıktığı günlerden bir gün kılınan öğle namazında hava karardı ve aniden bir çekirge fırtınası çıktı.

Çekirge fırtınası durduktan sonra Fahreddin Paşa kürsüye çıktı ve müjdeyi verdi. Çekirgenin serçeden farkı yoktur, helaldir, temizdir yiyebilirsiniz, bu bir mucizedir diyerek güçlü kalmanın yollarını vermişti. Tüm kuşatmalara rağmen Medine direniyordu. Medine’yi savunan kahramanlar düşmanla süngülerle çarpıştı ve binlerce asker şehit oldu.

Medine Kuşatması’ndan sonra savaş esiri olarak önce 27 Ocak 1919 tarihinde Mısır’a daha sonra da 5 Ağustos 1919 tarihinde Malta’ya sürgün edildi. Sürgün sırasında, savaş suçlularını yargılamak üzere İtilaf Devletleri tarafından İstanbul’da kurulan Kürt Nemrut Mustafa Paşa Divan-ı Harbi adı verilen mahkemece idama mahkum edildi.

Ancak Ankara Hükümeti’nin gayretleriyle 8 Nisan 1921 tarihinde Malta’dan kurtulduktan sonra Eylül 1921 tarihinde Türk Kurtuluş Savaşı’na katılmak üzere Ankara’ya geldi. 9 Kasım 1921 tarihinde TBMM tarafından Kabil Büyükelçiliği’ne atandı. Türk-Afgan dostluğunun gelişmesinde önemli rol oynadı.

1936 senesinde Ferik Korgeneral rütbesi ile ordudan emekli oldu, 22 Kasım 1948’de  bir tren yolculuğu sırasında Eskişehir yakınlarında kalp krizi geçirerek vefat etti.

 

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.