Bilgi Deryam

Dünyanın ilk suikastçileri Haşhaşiler ve Hasan Sabbah

Dünyanın ilk suikastçileri Haşhaşiler ve Hasan Sabbah

Hasan Sabbah kimdir? Haşhaşilerin kurucusu kimdir? Cennet vaat eden Hasan Sabbah’ın hayatı. Dünyanın ilk suikastçileri olan Haşhaşiler ve onların lideri olan Hasan Sabbah’ın hayatı.

Hasan Sabbah kimdir?

Dünya dinlerinde ve tarikatlerinde eşi görülmemiş bir yöntemle kitlesini yönetmiş , insanları katil yaparken katillerini de intihara sürüklemiş, beyin yönetme işinde çağın ilerisine gitmiş bir cani lider Hasan Sabbah’ın hayatı.

Tam adı Hasan bin Ali bin Muhammed bin Cafer bin Hüseyin bin Sabbah el-Hamari’dir(1034 – 1124). Büyük Selçuklu Devleti zamanında yaşamış olan, tarihin eski gizem ve batıni örgütü Haşhaşileri kuran ve ölene kadar liderliğini yapan İranlıdır. Tarihteki en gizemli insanlardan biri olarak adı geçer.

Yakın arkadaşı olan büyük astronom Ömer Hayyam’la ettiği bir muhabbet esnasında Ömer Hayyam’ın espriyle söylediği : “bu insanlar cennet için yaşıyorlar, ancak onlara bir cennet verebilirsen onları yönetirsin” sözü Hasan Sabbah’ın hayatının sözü olmuştur.

Haşhaşilerin kurucusu

“Bu insanlar cennet için yaşıyorlar, ancak onlara bir cennet verebilirsen onları yönetirsin” sözünü hayat felsefesi yaptıktan sonra ciddi bir şekilde işe koyulmuş kendi örgütünü kurmak için temeli atmıştır.

İnce bir zekâyla tek damla kan dökmeden ele geçirdiği Alamut Kalesi’nin arkasındaki eski Deylem krallarının bahçelerini kusursuz bir hale getirmiştir. Köle pazarlarından satın aldığı genç ve güzel kızları bu bahçelere getirmiş, onları hurilermiş gibi yetiştirtmiştir.

Daha sonra onun sözde İsmaili harekâtına engel olabilecek herkesi ortadan kaldırabilmek için fedailerini kendisinin Allah’ın bir peygamberi olduğuna ve onları istediği zaman cennete götürebileceğine inandırmıştır. Bununla beraber fedai olabilecek güçteki yetişkin erkekleri de bu kaleye getirerek onlara inanılmaz bir irade kazandıracak ölümcül dersler verdirmiştir.

Bu inancın sağlam olabilmesi için de aralarından başarılı birkaçına cennete götürmek vaadiyle haşhaş vermiş ve onları o bahçelere götürmüştür. Orada yarı baygın halde gördükleri muhteşem bahçelerin ve genç güzel kızların büyüsüne kapılan fedailer çelik gibi bir bağlılıkla dönmüş ve gidemeyenlere de heyecanla anlattıkları masallara inandırmışlardır.

Artık yalnızca ölmek ve cennete kavuşmak için yaşayan fedailerine istediği her şeyi yaptırabilecek olduğundan emin olan Hasan Sabbah, birbiri ardına suikastlar düzenlemiştir. Hepsinde de başarılı olmuştur.

Büyük bir düşünce gücüne sahip olan Hasan Sabbah, ona hep destek olmuş bir hükümdar olan Hüseyin Alkeyni’yi öldürdüğü için öz oğlunu kellesiyle cezalandırabilecek kadar da kendi kanunlarının esiri olmuştur.

Hasan Sabbah’ın ölümü

Hayatı boyunca çelişkiler yaşamış olan Hasan Sabbah yaşadığı süre içinde Allah’a inanıp inanmamak arasında gidip gelmiştir. Yaptığı her kıyım anında Allah’tan bir işaret beklemiştir, fakat olmamıştır. Ve tüm bu yaptıklarının kendince sebebi, “Allah var mı?” sorusudur.

Mayıs 1124’te hastalanıp yatağa düşen Hasan Sabbah, ölümünün yaklaştığını düşünerek halefi olması için Lemeser Kalesi komutanı Kiya Buzrug Ummid’i seçti. Ebu Ali’yi sağına oturttu ve kendisini misyonerlik faaliyetlerinin başına getirdi.

Kasranlı Âdem’in Oğlu Hasan’ı sağına ve ordularının komutanı Kiya Ebu Cafer’i de önüne oturttu ve onlara ileride gelecek olan imamın (mehdi) gelip devletin başına geçeceği güne dek Kiya Buzrug Ummid’in liderliğinde uyum içinde çalışmalarını tavsiye etti. Ve 23 Mayıs 1124 Cuma günü öldü..


BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.