Bilgi Deryam

Devletin özel adamları mı bu dört kişi

Devletin özel adamları mı bu dört kişi

Devletin özel adamları mı bunlar? Bahçeli, Erdoğan, Perinçek ve Baykal. Hepsi aynı amaç için mi çalışıyorlar. Hepsi aynı safta mı mücadele ediyorlar? Bugün Mustafa Güldağı’nın çok çarpıcı, adeta şok olacağınız bir yazısını sizinle paylaşıyorum. Gerçekten devletin özel adamları mı acaba?

Devletin özel adamları mı

2002’de Erdoğan’ın önünü “Deniz Baykal” açtı. Yola devam etmesi için “Devlet Bahçeli” yardımcı oldu. Ve en son Erdoğan’a yapılan darbede “Doğu Perinçek” onu korumaya aldı. Sizce de ilginç değil mi? Eğer Heyet ve Aksaçlılar diye bir şey arıyorsanız işte size buz dağının görünen yüzü.

Okuyacaklarınız komplo teorisi ve masal değil. Bir Heyet veya Aksaçlılar ararayanlar dikkatli okusun. Deniz Baykal, Devlet Bahçeli, Doğu Perinçek.
Anlatmaya en baştan başlayalım. Derin bir nefes alın ve okumaya başlayın.
2002’de AKP kurulmuş ve seçime girmişti. Fakat Erdoğan siyasi yasaklı olduğu için adaylığı kabul edilmemişti. Seçimi AKP kazandı. Erdoğan yasaklı olduğu için Başbakan Abdullah Gül oluyor.

Erdoğan’ın meclise girmesi için anayasanın 76. maddesinin değişmesi gerekiyordu. Oylama yapıldı ve Cumhurbaşkanına sunuldu.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer bu değişikliği veto edip meclise iade ediyor. Deniz Baykal biz anayasa değişikliğinin arkasındayız deyip AKP’ye destek veriyor.

CHP’nin de meclisteki desteği ile 437 oy çıkıyor. Tekrar Sezer’e sunuluyor ve CHP de destek verince kabul etmek zorunda kalıyor. Artık Erdoğan’ın başbakan olmasının önü açılıyor. Hatta Cumhurbaşkanlığının da önü açılıyor.

İşte bundan sonra Erdoğan ve Baykal arasında Beylerbeyin’de gizli bir görüşme oluyor. Deniz Baykal görüşmeyi itiraf etti. Görüşmede Erdoğan’ı başbakan yapmak için anlaşıyorlar. Anlaşmayı Baykal’ın yakınları da yazdı.

2003’te garip bir şey olur. Siirt seçimleri iptal ediliyor. Siirt’te yapılacak yeni seçimde Erdoğan vekil adayı oluyor. Ve seçim sonunda vekil olup meclise girip Başbakan oluyor. Deniz Baykal 2003’te Tokat’ta yaptığı konuşmada “Erdoğan’ı biz başbakan yaptık” diyor.

Gazeteci bir gün Deniz Baykal’a sorar Erdoğan’ın siyasi yasağının kaldırılıp başbakan olmasını sağladınız için pişman mısınız? Deniz Baykal:
“Asla pişman degilim” diyor. Devlet aklı bir şekilde Erdoğan’ın önünü açıp onu koruyacaktı. Nasıl mı? O ara Türkiye’de çok daha ilginç bir olay vardır.

Irak’ın işgali ve Erdoğan’ın oyu

ABD Irak’ı işgal edecektir. Türkiye’yi kullanmak ister. Binlerce askerini ve savaş uçağını Türkiye’ye yığacaktır. Türkiye bunun için mecliste oylama yapar. Fakat devlet aklı mecliste çok iyi bir oyun oynar. Deniz Baykal ABD’nin bu isteğini kabul etmez. Ve mecliste uzun uzun anlatır.

Erdoğan ise ABD’nin bu isteğini kabul eder ve evet oyu için uğraşır. Daha doğrusu uğraşırmış gibi görünüyor. Aslında mecliste Erdoğan’a verilen görev budur. Devlet aklının Erdoğan’a verdiği görev şuydu:
ABD’nin gözüne batma. Sen evet de. ABD’nin isteğini kabul etmiş gibi görün ki seni indirmesinler. Tepkilerini çekme. Sen bize ileride lazımsın. Biz Deniz Baykal sayesinde hayır oyu çıkaracağız. ABD suçlu olarak Deniz Baykal’ı görsün.”

1 Mart’ta yapılan tezkerede mecliste hayır oyu çıktı ve ABD’nin isteği kabul edilmedi. Ama ABD için suçlu Erdoğan değildi tam olarak. Erdoğan tezkerenin geçmesi için elinden geleni yapmış gibi görünüyordu.
ABD Deniz Baykal’a çok kızdı. Suçlu olarak onu gördü. Deniz Baykal’ı CHP başından tasfiye edip yerine kendine itaat edecek ekipleri getirme kararı aldı. ABD bunun intikamını alacaktı.

Nihayet 2010’da Deniz Baykal’ın cinsel kasetlerini sürdü piyasaya. Baykal’ı rezil edip istifa ettirdi. Kaset işini FETÖ yapmıştı. Ve böylece ABD intikamını aldığı gibi CHP’yi de yeniden dizayn etmeye başladı.

CHP’nin şuanki haline bakınca görüyorsunuz.
Fakat devletin 2002’de sürdüğü şahı ortadaydı: Erdoğan. Erdoğan, ABD derin yapısını temizleneceği zamanı bekliyordu. Gladyo ve FETÖ’yü.
Bunu Erdoğan eli ile yapabilirlerdi. Fakat 2013’e kadar bir şekilde başbakanlıkta tutulması lazımdı. Bir başka devlet adamı Bahçeli sürekli pasif olarak Erdoğan’ın oylarının MHP’ye kaymasını engelledi.

Devletin özel adamları Bahçeli

Hiç olmadık bir anda alakasız bir durumda seçim mitinginde “piskevüt” konuşması yapmıştı. Anlattığına göre çocuklar piskevütsüzlükten bıkmıştı.
Siz, o bunları derken saçmalıyor zannettiniz. Güldünüz. Hayır hayır. Bu stratejik bir konuşmaydı. Hem de zekiceydi. Gündem değiştiriyor. Saçmalayan komik bir karakter ortaya koyuyor, oy dengeliyordu.
Bu konuşmaları Erdoğan’ın oyunu sabit tutuyordu. AKP’den MHP’ye oy geçişini engelliyordu.

Ve 2014’te Cumhurbaşkanlığı seçimi vardı. Bahçeli Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ın karşısına Ekmeleddin İhsanoğlu’nu çıkarıp CHP ile ortak aday gösterdi. Adayımız “Emsaleddin” dediğinde herkes güldü. Daha adını söyleyemiyordu. Bu da oyunun bir parçası idi. Daha adayının adını bile bilmeyen bir karakter ortaya koydu. Lakin Bahçeli bunu bilerek demişti. Oyunu büyük oynuyorlardı. Asıl gülen Bahçeli’ydi.

Yol uzundu ve milli odaklar 2016’da harekete geçecekti.
Hainler temizlenecek ve atılım başlayacaktı. Emsaleddin’i (!) Erdoğan’ın karşısına çıkarıp FETÖ ve CHP’yi uyuttu derin adam Bahçeli. Herkes ona gülüyordu ama aslında o herkese gülümsüyordu.
Ekmellettin İhsanoğlu bilerek istiklal marşını bile yanlış okuyordu.

Daha İstiklal Marşını bile bilmeyen bir karakter oluşturuyordu ki Erdoğan kazansın. ( Gerçekte Ekmeleddin İhsanoğlu çok bilgili birisidir) Seçimde Ekmelleddin Bey ile Erdoğan korumaya alındı aslında. Seçimi Erdoğan kazandı. Daha sonraki genel seçimde Bahçeli Ekmelleddin İhsanoğlu’nu MHP milletvekili yaptı. Şimdi dikkat.

Ve 2018’de başkanlık seçimi vardır. Bahçeli adayımız Erdoğan dedi. İşin garibi Ekmellettin İhsanoğlu da Erdoğan’ı destekleyeceğini söyledi. Oyun netleşmişti artık. Bu sırada devlet Erdoğan ile birlikte Amerika’nın Türkiye’deki en büyük yapısı olan FETÖ’yü temizleyecekti.

Ve Perinçek

Doğu Perinçek bu aşamada ABD kuklalarına karşı tüm adamları ile Erdoğan’ı koruyacaktı. Erdoğan’a yapılan darbede koruyucu oldu.
Unutmayın FETÖ’yü sol ve CHP temizleseydi halk destek vermez, hatta FETÖ’yü bile destekleyebilirdi. Ama dindar sağcı ve İslami bir kimliği olan Erdoğan temizlerse sağcı dindar halk Erdoğan’ın arkasında dururdu.
Ve FETÖ ile beraber tüm Gladyo temizlenmeye başlandı.
Askeriye, hukuk, emniyet ve istihbarattan temizlemek en önemli konu idi.

En başından beri Erdoğan koruma altına alınmış bir adamdı. En başında bilerek Amerika’nın önüne atıldı. 2009’a kadar Amerika ile uyumlu görünmesi istendi. Eğer en başında FETÖ’ye gönülden bağlı biri Amerika’nın önüne atılsaydı bugün devlet ABD tarafından tamamen ele geçirilmiş olurdu.

Erdoğan bir intihar komandosudur. Gladyonun merkezine kadar sokuldu. Onlardanmış gibi göründü. Ve Erdoğan belirlenen zaman gelinceye kadar bekledi. Zaman gelince kendisine verilen görevi yaptı: İntihar saldırısını düzenledi. Saldırı direk merkezine düzenlendi. Plan 2002’de Erdoğan merkezli kuruldu. 2001’de Erdogan’ı Amerika’nın önüne atan milli yapıydı.

Operasyon 2002’de başlamıştı. Bu süreçlerde Erdoğan’ın deşifre olmaması için en çok fayda sağlayanlar katı şekilde eleştirenlerdi.
Erbakan Hoca ve Devlet Bahçeli gibi. Erbakan Hoca bir yandan Erdoğan’ı katı şekilde eleştirirken bir yandan da İHA SİHA gibi milli savunma teknolojilerinin temelini attı. Ve zaman içinde Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu, MHP vekili Tuğrul Türkeş, BBP lideri Yalçın Topçu gibi etkili isimlerin AKP’ye geçirilerek Erdoğan’ın güçlendirilmesi de devlet aklının emriydi. Ve en sonunda Bahçeli 2013’ten sonra öncesindeki gizli birlikteliği artık açık birlikteliğe çevirip Erdoğan’la açık birlik kurdu.

Erdoğan, Bahçeli, Baykal, Perinçek

Ve Muharrem İnce. 2018 başkanlık seçiminde CHP adayı yapıldı. Fakat seçimden önce hastanede yatan Deniz Baykal ile görüştü. Ziyaretten sonra basına şunları dedi: “Sayın Baykal, bizi siyasete başlatan, bizi siyasette var eden kişidir. Bir yola çıkarken ustanın duasını almadan çıkamazdık. Onun tavsiyelerini dinlemeden çıkamazdık.

Sayın Baykal, gayet sağlıklıydı. Birtakım uyarılarda bulundu, kampanya ile ilgili uyarılarda bulundu. Yine Sayın Baykal, Türkiye’ye yönelik iç ve dış tehditleri değerlendirdi. Bu konularda dikkatli olmamız gerektiğini aktardı. Gerçekten Türkiye sorunlarına kafa yormaya devam ediyor. Onlara çareler, çözümler üretmeye devam ediyor.”

Bu açıklamalar aslında bazı şeyleri deşifre ediyordu. Ve Muharrem İnce, hocası Deniz Baykal’ı dinledi. 3 büyük stratejik hata yaparak Erdoğan’ın kazanmasını sağladı. Kılıçdaroğlu, Baykal ve ekibini CHP’den tamamen tasfiye edemedi. Kılıçdaroğlu, Baykal ve Muharrem İnce’den gelen tehdit ve tepki ile Muharrem İnce’yi aday gösterdi.

Bahçeli, Baykal, Perinçek, Erdoğan bağlantısını bilmeden siyaseti anlamanız zor. Bir daha tekrarlayalım.
Deniz Bey Erdoğan’ın önünü açıyor.
Devlet Bey yola devam etmesi için yardımcı oluyor.
Doğu Bey saldırılara karşı koruma kalkanı oluyor.

Devletin özel adamları (Erdoğan, Bahçeli, Baykal, Perinçek)
Selam ve dua ile…

— Mustafa Güldağı —


ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.