Bilgi Deryam

Babası gibi şehit edilen Şehzade Yusuf İzzeddin

Babası gibi  şehit edilen Şehzade Yusuf İzzeddin

Şehzade Yusuf İzzeddin Efendi kimdir? Şehzade Yusuf İzzeddin ölümü nasıl olmuştur? İntihar mı, yoksa bir suikast sonucu şehadet mi? Enver Paşa’nın bu ölümde parmağı var mıdır? İşte Babası gibi şehit edilen Şehzade Yusuf İzzeddin ve o günlere ait bilgiler.

Şehzade Yusuf İzzeddin Kimdir

Sultan Abdülaziz’in şehzâdeliğinde dünyaya gelen oğludur. 1852 tarihinde doğdu. Babası tarafından hususi ihtimamla yetiştirildi. Sultan Aziz, 1867 tarihinde Avrupa seyahatine giderken, Şehzâde Murad ve o zamanlar daha şehzade olan Ulu Hakan Abdülhamid Han ile beraber onu da götürdü.

Şehzade Yusuf İzzeddin Efendi kısa boylu, kumral, yeşil-elâ gözlü, heybetli biriydi. Eli açık, cömert ve dini bütün idi. Beş vakit namazını aksatmayan bir şehzade idi. Kısaca Osmanlı Hanedanı’na yaraşır bir kişiydi.

Enver Paşa’yı hiç ama hiç sevmezdi. Çünkü Enver Paşa’da ittihatçıydı. Babası Sultan Abdülaziz’i şehit edenler de bu ittihatçılar olduğundan Enver Paşa’dan haz etmezdi. Dünya Savaşı’na girilmesinin bir felaket olacağını söyleyen Şehzade İzzedin Efendi, ittihatçılar ile kıyasıya bir mücadele içine girmişti. Ve bu mücadele Şehzade’nin sonunu getirecek, soğuk bir kış gününde yatağında bilekleri kesilmiş halde son bulacaktı.

Yusuf İzzeddin Efendi’nin ölümü

Öldürülmeseydi Vahdeddin Han’ın yerine tahta geçecek olan Şehzade Yusuf İzzeddin Efendi ,Çanakkale Cephesinde Enver Paşa’yı ağır zaiyat nedeniyle tokatlamıştı. Bu olaydan sonra zaten İttihatçılar tarafından mimlenmişti.

Tahta geçse idi muhtemelen İttihatçılar ile kıyasıya mücadele edecekti. Ama kısmet olmadı. Veliaht iken 1916′ da Köşkünde ölü bulundu. Tıpkı Babası Abdülaziz Han gibi intihar ettiğine dair bir kanaat oluştu. Bu kanaatı da yine ittihatçılar düzenlemiştir. Şimdi o soğuk kış gecesine yolculuk edelim.

Olay 19 Ocak 1916 gecesi Zincirlikuyu Köşkü’nde meydana gelmiştir. O gün sarayda çalışan birinin doğumu münasebetiyle kadınlar kısmında cemiyet vardı. Neşeli bir şekilde bu cemiyette çok az kaldıktan sonra Şehzâde dairesine çekilmiştir.

Bir ara yoklamak üzere Şehzâde’nin dairesine giden Dilsaz Kalfa, kendisini sol bileği kesilmiş, ama yorganı usturuplu bir şekilde çenesine kadar çekilmiş halde buldu.

Masanın üzerinde tamamlanmamış resmi evraklar duruyordu. Soğuk bir kış günü olmasına rağmen pencereler sonuna kadar açıktı. Odadaki eşyalar darmadağın edilmişti. Yerler ve duvarlar kana boyanmıştı; ama yorganın üzerinde tek damla bile kan yoktu.

Katillerin, bahçeden girdiği anlaşılıyordu. Bu işte parmağı olduğu söylenen Habeşi haremağası Beşir’e, köşkten atıldıktan sonra Enver Paşa iyi bir maaş bağlamıştır. Ne tesadüf ki, Şehzade Yusuf İzzedin Efendi’nin hususî doktorlarından hiç biri o gün orada değildi. Muhtemelen kasten uzaklaştırılmışlardı. Bunlar yetişene kadar Şehzâde vefat etmiştir. Mekanı Cennet Olsun.

Soruyorum size: Soğuk bir kış günü pencerelerin sonuna kadar açık kalması, eşyaların darmadağın edilmesi, her yer kan olacak ama yorganda bir damla bile kan olmaması, o gün bir tane bile doktorun olmaması tesadüf mü? Yorum sizin…


BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.