Bilgi Deryam

Ayasofya hakkında az bilinen sırlar ve hikayeler

Ayasofya hakkında az bilinen sırlar ve hikayeler

Ayasofya hakkında çeşitli hikayeler, efsaneler ve sırlar duymuşsunuzdur. Hala gizemini koruyan bilinmeyen yönleri elbet vardır. Mesela Hazreti Meyrem’in gözyaşları izleri, tılsımlı kapılar, hazreti Hızır’ın parmak izi gibi onlarca efsane var. Bizde sizler için onları derledik toparladık. İşte Ayasofya’nın sırları. İyi okumalar…

Ayasofya efsaneleri

1: Hazreti İsa’nın Kutsal Emanetleri

Ayasofya’nın en etkileyici efsanelerinden biri de Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği haç ve kullanılan çivilerin gizli bir bölümde bulunması. Anlatılanlara göre Kudüs’ten getirilen bu emanetler, Ayasofya’da gizli bir bölmede saklanıyor. Bu emanetlere Ayasofya’nın ev sahipliği yapmasındaki sır ise Hz. İsa’nın 40 bin yıl sonra dünyaya ineceği yerin Ayasofya olduğuna inanılması.

2: Hazreti Meyrem’in gözyaşlarıyla delinen sütun

Nam-ı diğer ağlayan direğin bir zamanlar Meryem Ana’nın evinde olduğu söyleniyor. Hz. İsa’nın yakalandığını ve işkence edildiğini duyan Meryem Ana, gözyaşlarına boğulmuş ve akıttığı yaşlar bu sütunu eritmiş. Ayasofya yapılırken bu sütun Ayasofya’ya getirilmiş ve kilise bu sütunla kutsanmış.

Kutsal olarak görülen sütun hakkında pek çok hikaye bulunuyor. Günümüzde Ayasofya’yı ziyaret edenler, Meryem Ana’nın gözyaşıyla oluşan deliği parmaklarıyla çeviriyor ve dilek diliyor. Sütun bu sebeple dilek sütunu olarak da biliniyor.

3: Levhalar

İstanbul’un fethi ile birlikte camiye dönüştürülen Ayasofya’da bir İslam mabedi atmosferi yaratmak için pek çok İslami motif eklenmiş. Bunların en önemlisi ise elbette Ayasofya’nın kubbesine yazılan “Allah, göklerin ve yerin nurudur” ayeti. Hz. Muhammed ile birlikte 4 halifenin isimlerinin yazıldığı levhalar ise İslam mabedi yaratılmasında büyük rol oynuyor.

Öyle ki; bir dönem müzeye çevrilmek istenen Ayasofya’dan levhalar çıkarılmak istense de bu istek gerçekleştirilememiş. Çünkü levhaların kapılardan geçmesine imkan yokmuş. Kapılardan büyük olan levhaların, bu kadar büyük olmasının gerçek sebebi ise zaten buymuş

4: Hızır (a.s)’ın Ayasofya’nın yönünü kıbleye çevirmesi

Anlatılanlara göre; Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettikten sonra cuma namazını Ayasofya’da kılmak istiyor. İmamlığını da yaptığı namaz sırasında iki kez namazı bozuyor.

İlk iki tekbirin ardından üçüncü tekbiri aldığında cuma namazını ancak kıldırabiliyor. Cami ahalisi bunun sebebini sorduğunda ise şu cevabı alıyor: “İstedim ki namaz sırasında bana ve bütün cemaate Kabe görünsün! Bu niyetle birinci ve ikinci tekbirlerde Kabe görünmeyince namazı bozdum, ancak üçüncü tekbirde gözlerimin önüne geldi.” diyor.

Akşemseddin ise olayı şöyle açıklıyor; “Hz. Hızır saf tutmak için gelirken Terler Direk’e (Meryem Ana’nın Ağlayan Sütunu) parmağını soktu ve Ayasofya’nın yönünü kıbleye doğru çevirdi. Ondan sonra da namaza durdu. Böylece padişah üçüncü kez tekbir getirdikten sonra Kabe’yi tam karşısında gördü.”

Kapıların tılsımı

Bu kadar efsane arasında Ayasofya’ya giden herkesi büyüleyen gösterişli kapıların da bir hikayesi var elbette! Ayasofya’nın birbirinden heybetli 361 kapısı bulunuyor. Ancak 101’i diğerlerinden büyük olan kapıların tılsımlı olduğu söyleniyor. Çünkü bu kapılar ne zaman sayılsa ortaya fazladan bir kapı daha çıkıyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.