Bilgi Deryam

400 senedir aralıksız Kuran-ı Kerim okunan saray

400 senedir aralıksız Kuran-ı Kerim okunan saray

Topkapı Sarayı 40 Hafız hikayesi çok eskilere, Yavuz Sultan Selim‘e dayanır. Yavuz Sultan Selim’in Kutsal Emanetleri İstanbul’a getirmesiyle başlar her şey. İşte Topkapı Sarayı 40 Hafız hikayesi.

Topkapı Sarayı 40 Hafız

Ünlü şair Yahya Kemal, İstanbul’un işgal altında bulunduğu günlerde, İngilizlerin Topkapı Sarayı’nı yağmalayacağı söylentileri üzerine derhal saraya gitmiş ve Saray Katiplerinden Lütfi Bey ile dolaşırken intibalarını dile getirmişti. Bu yazısında, Hırka-i Saadet Dairesi’nde karşılaştığı manzarayı şöyle anlatır:

“Revan Köşkü’nde gezerken kulağıma derinden bir Kur’ân-ı Kerîm sesi geldi. Birdenbire İslam mimarisini tam manasıyla gördüm. Çünkü İslam mimarisinin içinde, bir ruh gibi, muhakkak rahle başında bir Kur’ân-ı Kerîm sesi lazım. O olmadığı zaman bu mimari, kuru bir şekilde görünüyor.

Bu fikrimi rehberim Lütfü Bey’e söyledim ve bu Kur’ân sesinin nereden geldiğini sordum. “Hırka-i Saâdet Dairesinden” dedi. Yavaş yavaş sesin geldiği pencereye baktım; yeşil yemyeşil, ruhani yeşili bir daire, pencereye arkasını çevirmiş bir hafız, öteki aleme dalmış bir ruhun istirahatiyle okuyor, diğer bir hafız da gözlerini yummuş, bir köşede tesbihini çekerek bekliyor.

400 senedir aralıksız Kuran-ı Kerim okunan saray

Rehberim Lütfü Bey’e sordum, Hırka-i Saâdet’te ne zaman bu hatim indirilir? Lütfü Bey gülümseyerek kulağıma dedi ki: “Hergün! Her saat! 400 seneden beri geceli gündüzlü ”Hayretten gözlerimi kapamış dinliyordum. Lütfi Bey biraz daha malumat verdi:

“Yavuz Sultan Selim Han, hilafet alameti olan Hırka-i Şerif, Sened-i Şerif ve diğer Emânât-ı Mübareke’yi Mısır’dan İstanbul’a hatimler indirterek getirmiş, İstanbul’a vardığı gece Saray’da yüksek bir yere yerleştirmiş, mimarbaşı ve ustalar, asıl tevdi olunacak makamı harıl harıl inşa ederlerken, sefer yorgunluğuna bakmadan sabaha kadar ayakta beklemiş.

O gece, geceli gündüzlü Kur’ân-ı Kerim okunması için vazife tertib ederek, sonuncusu bizzat kendisi olmak üzere kırk hafız tayin etmiş. İşte o günden beri Topkapı Sarayı 40 Hafız ile bu dairede bir saniye tevakkuf etmeksizin Kur’ân-ı Kerim okurlar. Bu hafızlar  kırk kişidir. Daima ikişerli nöbetle vazifelerini yerine getirirler.

Bu gün de bu iki hafızın nöbeti.” dedi. Bu gece, bu saat, ben burada bu satırları yazarken, Hırka-i Saâdet Dairesi’nde Kur’ân-ı Kerim okunuyor! Siz, bu saat benim bu satırlarımı okurken, Hırka-i Saâdet Dairesi’nde Kur’ân-ı Kerim okunuyor! Tam dört yüz seneden beri aralıksız! O günden beri bu düşünce saat rakkası gibi hafızamda sallanıyor.

Hilafet Makamı olan İstanbul’da , böyle böyle bir makamın yanında, dört asırdır durmamış bir Kur’ân-ı Kerim sesi olduğunu bilmezdim. Nice İstanbullular ve nice Türkler de bilmezler. Bu sarayın içinde dört yüz seneden beri olmuş ihtilaller, hal’ler, kıtaller, bu Kur’ân-ı Kerimin sesini bir an susturamamış. Bu hadiseyi idrak ettikten sonra, İstanbul’dan niçin çıkarılamıyoruz, anlamış oldum.

(Not: Hırka-i Saâdet Dairesinde Kur’ân-ı Kerim okunması 3 Mart 1924 tarihinden itibaren yasaklanmış, 67 sene sonra 15 Mart 1991’den itibaren tekrar başlatılmıştır.) Topkapı Sarayı 40 Hafız

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.