Bilgi Deryam

15 Temmuz başarılı olsaydı ne olurdu

15 Temmuz başarılı olsaydı ne olurdu?  15 Temmuz ’da Soros’un ve emperyalizmin gayri meşru çocukları başarılı olsaydı ne olurdu hiç düşündünüz mü? Şimdi bütün uğraşlarınızı işlerinizi bırakın, arkanıza yaslanın ve 15 Temmuz ’un biran başarılı olduğunu düşünün. Hazırsanız başlıyoruz.

15 Temmuz başarılı olsaydı

İncirlik’ten ve Akıncılar üssünden yönetilen 15 Temmuz başarılı olsaydı Suriye’nin kuzeyindeki 60 bin kişilik düşman kuvveti Türkiye’ye saldıracak ve savaş çıkartacaktı. CIA adına çalışan Stratfor, “Ortadoğu Türkiye ’siz dizayn edilecek” diye bir yazı kaleme almıştı o dönem. Şayet ABD destekli darbe ve işgal girişimi başarılı olsaydı, Türkiye bir iç savaşa girecek ve bir işgal yaşayacaktı.

Bu Türkiye’nin Ortadoğu’dan da bir nevi düşmesi, 1990’lardaki gibi kabuğuna çekilmesi demekti. İşte o zaman istedikleri gibi Ortadoğu’yu dizayn edeceklerdi. İstedikleri sınırları çizecekler, Türkiye’yi de denklemin dışında bırakacaklardı.

Suriye bölünecek, Türkiye parçalanacak, PKK’ya sınırlarımızda bir devlet kurdurulacaktı. İsrail benzeri bir proje devlet kurdurarak bölge insanına zulmedilecek, göçe zorlanacak ve ayrıca Ortadoğu’da istedikleri gibi de at koşturacaklardı. Pek çok yerde Şii yapılar oluşturulacak, her etnik gruba birer şehir devleti hediye edilecek; Ortadoğu ve İslam dünyası iyice bölük pörçük edilip parçalanacaktı.

15 Temmuz bir askeri darbe midir?

Hayır değildir. Bu hain kalkışmayı 1960 darbesine benzetenler var. Bir grup askerin hareketi olarak görmek istiyorlar. Evet, bir grup asker işin içinde. Bu doğru. Lakin bu iş bir askeri kalkışma değildir. Devlet Beyin de dediği gibi şerefsizden asker olmaz, olana da asker denilemez. Bu bir Türkiye’yi işgal girişimidir.

Aynı zamanda bu kalkışma; terör örgütü Fetö’nün rol aldığı bir saldırıdır. Asker, polis, vali, idareci, yargıç, savcı, sivil, iş adamı, gazeteci, istihbaratçı elbisesi giydirilen hainlerin, Türkiye 15 Temmuz akşamı topyekün saldırısı ile karşı karşıya kaldı.

Bu saldırının arkasında ABD olduğu aşikar. FETÖ dediğimiz şey bir ABD güdümlü bir terör örgütüdür. Aynı zamanda bir Gladyo yapılanmasıdır… 1960 darbesinden sonra bugünler için hazırlanan bir örgütten söz ediyoruz.

Hatta emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, ABD’li bir subayın “Bizim çocuklar harekete geçti” dediği iddia ediliyor.

Darbe girişimi başarısız olunca aynı ABD’li Subay’ın “bizim çocuklar bu sefer başarısız oldular” dediğini çok iyi hatırlıyoruz.

Devlet Bey’in yaptığı açıklamalar da bu tezimizi kuvvetlendiriyor. Bahçeli, “1980’ de ülkenin yönetimine el koyan Kenan Evren ve tayfası görevi tamamlayınca “bizim çocuklar başardı” diyerek sevinç çığlığı atan ABD, 36 yıl sonra Türkiye’yi kâinat pezevengi olan FETÖ eliyle tekrar rayına oturtmaya kalktı.

Geçmişte kendisi adına hareket edenlere Türk milleti bu defa da sessiz kalır düşüncesiyle yeni nesil mankurtlara tekrar görev verdi. Ama bu defa “sizin çocuklar” başaramadı ey ABD!” demesi de son dönemin en güzel açıklamalarındandır Devlet Bey’in.

Hatta, üzerinden tam 51 yıl geçen 27 Mayıs darbesinin mimarlarından olan Alparslan Türkeş, darbe sürecinde çok kritik bir rol üstlenmişti.

ABD’li generalin Alparslan Türkeş notu

Ankara’daki Amerikan Büyükelçiliği’nde askeri ataşe olarak görev yapmış olan Fred Haynes’in, 27 Mayıs darbe sürecinde Alparslan Türkeş’le ilgili aktardığı bir anekdot var; Fred Haynes anlatıyor;

“İhtilal oldu… Biz, bütün personelimiz ve ailelerimizle büyük elçilik binasındaydık. Ön güvenlikte görevli deniz piyadeleri, bir Türk tankının elçilik dış kapısına dayandığını ve üzerindeki albayın bizden biriyle mutlaka görüşmek istediğini bildirdiler.

Askeri ataşe olarak görüşmekle ben görevlendirildim. Gittim. Gerçekten de büyük elçiliğin Atatürk Bulvarı’na bakan tarafındaki kapısına dayanan bir Türk tankının namlusu, bahçemize kadar girmişti ve üstünde son derece sert görünümlü bir Türk albayı bulunuyordu. Kapıya yanaşınca albaya selam verip kendimi tanıttım, o da tanktan aşağıya atlayıp kendini tanıttı: ”

“Ne istediğini?” sorduğumda son derece düzgün bir ifadeyle, “yıkılan hükümetin devletin kasasında bir tek dolar bile bırakmadığını, acil para bulunmazsa devletin işini yapamayıp, memur maaşlarını bile ödeyemeyecek duruma geleceğini ve ihtilalin parasızlık nedeniyle daha başlamadan biteceğini” söyledi.

Bu isteği, “benim, kendisiyle başbakanlığa gitmem, oradaki kriptolu telefondan Washington ile temas kurarak, ihtilalin acil ihtiyacı olan 50 milyon dolarlık transferin gerçekleşmesini sağlamamdı.” Diye tarihe not düşmesi bile Türkiye’de yapılan tüm darbelerin arkasında kimlerin olduğu konusunda hepimizi az çok fikir sahibi yapmaya yetecektir.

ABD Türkiye’ye 15 Temmuz’da saldırdı?

Bu soruya “YAŞ toplantısı geliyordu, Fetö’cü subaylar tasfiye edilecekti” türünden bir cevap verilemez. Düğmeye basma kararı stratejiktir; konjonktürel değildir. Devlet Bahçeli’nin de ifadesiyle “Bu kalkışmada ABD Türkiye’de iç savaş çıkartmayı planlıyordu.”

Bu örgütün sahneye sürülüşü 1966’dır. 52 yıl boyunca devletin ve toplumun her zerresine yerleştirilmiş bir örgüt var karşımızda. Bu örgüt öyle kendi kafasına göre iş yapamaz. “Artık belli bir noktaya geldim, darbe yapayım” filan diyemez.

Bu örgütü 52 yıldır yöneten, yönlendiren kimler ise onun emrini yerine getirir. Emri veren ABD’dir, yerine getiren FETÖ ve doğrudan CIA ajanlarıdır.

Türkiye artık, ABD’nin merkezinde olduğu bir küresel saldırı ile karşı karşıya olduğunu biliyor. Darbe girişiminden sonra atılan adımlar da bunu gösteriyor.

15 Temmuz terör saldırısı küresel savaşın bir parçasıdır ve devamı gelecektir. Saldırı bitmemiştir. Milletin bir olması ve sağıyla soluyla, ülke sevdalısı olan her kesimin birleşmesi, darbeye ve darbelere karşı dik durması ve ayağa kalkması onlara en büyük cevaptır.

Cihat ruhuyla hareket edip, Haçlı seferleri def edilebilir, asıl mesele “obadaki haini” bulup çıkarmaktır. Daha sonra yargılamak; hıyanet-i vataniye kanunu çıkartarak ibret-i alem için Türkiye’nin ve dünyanın gözü önünde idam etmektir.

Bundan böyle;

Bizim rahat edemediğimiz yerde hiç kimse istirahat edemeyecek. Bugün birinizi yarın hepinizi teker teker alıp, kaçtığınız yerlerden getiremezsek yazıklar olsun bizlere…

Artık korkmayın titreyin kalleşler, ensenizdeyiz, bir gece ansızın gelip yatakta basıp şafakta ihanet ettiğiniz ülkeye getirip yaptıklarınızın hesabını soracağız sizlere!

Siz Romaysanız biz Atilla’yız. Siz Bizans iseniz biz Fatih Sultan Muhammed Han’ız. Siz Haçlıysanız biz Selahattin-i Eyyubi’yiz. Siz Thomas Edward Lawrence iseniz biz Kuşçubaşı Eşref’iz.

Bizler, Dede Korkut Nefesiyiz, Ahmet Yesevi Ocağının Ateşiyiz, Anadolu’yu Yurt Yapan, Horasan Erleriyiz, hatırlatayım istedim.

Allah var gam yok… Biz nöbetteyiz, sizler Allah’a emanet olun kardeşlerim

Kaynak: Kuşçu Başı Eşref, bihavadis.com

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Bilgi Deryam | 2018 Bilgideryam.com - Sitedeki yazıları kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Tüm hakkı saklıdır.